Bugun...



UFO ve DÜNYA DIŞI YAŞAM

“Delilik dediğiniz yarının bilimi olabilir.”

facebook-paylas
Tarih: 19-02-2021 18:05

UFO ve DÜNYA DIŞI YAŞAM

Datça Havadis: Röportaj: Esmeri Alev Ekebaş

Fotoğraflar: Hakan Yedican / Kuzey Atacan / Tolga Yazıcıer

Hakan Yedican ile Ufo ve Dünya Dışı Yaşam Röportajı

Esmeri Alev EKEBAŞ: Hakan Bey, bizleri kırmayarak davetimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz.

Hakan YEDİCAN: Merhaba. Öncelikle böyle önemli bir konuda bana söz hakkı tanıyarak, insanları da bilgilendirme çabanızdan dolayı ben sizlere teşekkür ederim.

Esmeri Alev EKEBAŞ: Hakan YEDİCAN kimdir? Öncelikle bizlere biraz kendinizi tanıtır mısınız?

Hakan YEDİCAN: 1978 yılında Ankara’da doğdum. İlkokuldan sonra Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı’nın Vurmalı Çalgılar Bölümü’nü kazanarak, orta, lise ve üniversite dönemlerini de tamamlayıp lisans döneminde sınıf atlayarak, bölüm birincisi ve okul ikincisi olarak konservatuvardan mezun oldum. Hemen ardından aynı bölümde Master eğitimimi de tamamlayarak Vurmalı Çalgılar Bölümünde Öğretim Görevlisi olarak çalışmaya başladım.

Başta Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası olmak üzere, Opera ve birçok klasik müzik orkestralarında, yurt içi ve yurt dışında, çok sayıda konser ve turnelerde görev alarak, birçok TV, Radyo programlarında, CD ve belgesel kayıtlarında da görev aldım. H.Ü. Konservatuvarı Modern Bale Bölümünde piyano ve perküsyon eşlikçiliğinin yanı sıra, Caz Bölümü’nde Bateri dersleri de verdim.

Tüm bunların yanı sıra küçük yaşlardan itibaren yoğun ilgi duyduğum uzay bilimleri, UFO ve uzaylılar, kadim tarih, Anunnakiler, antik yapılar ve mitolojiler, piramitler, inanç sistemleri, astroloji, metafizik vb. birçok konuda sürekli olarak kitaplar okuyarak araştırmalarımı sürdürmekteyim. Bu konularla ilgili birçok TV, Radyo ve Sosyal Medya programlarına katıldım. Son yıllarda da artarak devam eden bu araştırmalarının sonucunda başta Frekanslar, Anunnakiler, UFO ve Uzaylılar, İnanç Sistemleri, Piramitler, Kadim uygarlıklar ve İnsanlık Tarihi, Mitolojiler gibi birçok alanda, yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli şehirlerde seminerler, TV ve Radyo programları düzenleyerek, sosyal medyadan da bilgi ve bulgularımı paylaşmaktayım. Halen, Hacettepe Ankara Devlet Konservatuvarı Vurmalı Çalgılar Ana sanat Dalı’nda, Vurmalı Çalgılar Öğretim Görevlisi olarak devam etmekte, uzay ve kozmik tarih alanlardaki çalışmalarımı da sürdürmekteyim.

 

Esmeri Alev EKEBAŞ: Dünya Dışı Yaşam ve UFO ne demektir?

Hakan YEDİCAN: Dünya dışı yaşam, genel anlamda dünya gezegeninin haricinde var olan, bilinç sahibi ve dünyaya gelebildiklerine göre de bizden çok daha ileri teknolojik seviyelerde olan, fiziksel veya metafiziksel tüm varlıkların genel ifadesidir denilebilir. Bu tanım insanımsı (Humanoid) veya insanımsı olmayan, fiziksel veya fiziksel olmayan tüm varlık tanımlarını kapsar. Şu ana kadar dünya genelinde tespit edilen dünya dışı onlarca farklı tür bulunmaktadır. Dünya dışı yaşam ifadesi de aslında göreceli bir kavramdır. Çünkü dünyanın farklı titreşim seviyelerinde ve bizimle şu anki zamanımızda yaşayan bilinçli varlıklar da mevcuttur ki aslında bu varlıklar dünyadalar ama sadece farklı bir frekans boyutunda oldukları için bizler onları görememekteyiz.

 

UFO tanımı ise, İngilizcedeki “Unidentified Flying Object” kelimelerinin kısaltmasıyla oluşan “Tanımlanamayan Uçan Nesne” anlamına gelen bir ifadedir. Tabii ki günümüzde UFO desek de

kadim tarihimizden bu yana bana göre, Kutsal kitaplarımızda, mitolojilerde, destanlarda, tabletlerde vb. bölgesel ve tarihsel farklılıklara göre kullanılmış birçok farklı “UFO” ifadesi mevcuttur.

 

Esmeri Alev EKEBAŞ: Günümüzde sıklıkla görülen UFO’lar uzak geçmişimizde de varlar mıydı? Eğer öyleyse bunları nereden bilebiliyoruz ve bizimle bağlantılarına örnekler var mıdır?

Hakan YEDİCAN: Güzel ve çok önemli bir soru bu. Çünkü UFO’ların tarihimizde ne kadar geriye gittiklerini anlamaya başladığımızda, insanlık tarihini, inanç sistemlerini, mitolojileri, destan ve hikayeleri bu bilgiler ışığında yeniden incelememiz gerekmektedir. Kayıtlara dayanan UFO ve dünya dışı yaşam örnekleri binlerce yıl öncelerine kadar gitmektedir. Bunlara birkaç örnek vermem gerekirse;

Peru’daki Toromuerto bölgesindeki kayalarda yapılan analizler sonucunda 14.000-12.000 yıllık olduğu tespit edilen mağara resimlerinde ışıklar saçan cisim ve insansı varlıklar bulunmaktadır.

Hindistan’ın Chhattisgarh/Kanker bölgesindeki 10.000 yıllık olduğu tespit edilen kaya resimlerinde, UFO ve günümüzde “Uzun Gri”olarak adlandırdığımız uzaylılara çok benzeyen dünya dışı varlıklar, yine ışıldamalarla ifade edilmişlerdir.

İtalya’nın Val Camonica Vadisi’ndeki taş işlemeleri de yine yaklaşık olarak 10.000 yıllık olarak tespit edilmişlerdir ve dünyanın en büyük petroglif (kaya resmi veya kayalara oyulup, kazılıp, boyanan resimler) çeşitliliğine sahiptir. Yine başlarından ışınlar saçan ve ellerinde birtakım aletler tutan dünya dışı varlıkları görmekteyiz.

Avusturalya’nın Kimberley Bölgesindeki mağaralara, Aborjinler’in çizdikleri petroglifler ise yaklaşık 5.000 yıllık olup, o dönemdeki yaratılışla ilgili ataları olan “Wandjina”lar olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Burada ilginç olan şeylerden birisi de resmedilen yine ışıklar saçan bu figürlerdeki dünya dışı atalarının, kocaman gözleri olması ama ağızlarının olmaması ve bazılarının üreme organlarının betimlenmiş olmasıdır. Tüm bunlar ve diğer bazı bulgular beni, aynı ağızsız heykel ve erkeklikleri vurgulanmış hayvan kabartmalarıyla ve doğum yapan kadın figürüyle, Göbeklitepe’de de bulunan heykel ve kabartmalardaki ilişkilerini de düşünmeye sevk etmektedir. Benzerlikler bununla kalmayıp, Avustralya yerlileri olan Aborjinlerin kullandıkları Tanrılarıyla ilişkili olan sembollerde yine Göbeklitepe’de de aynısı bulunan bir sembolün paralelliği ve daha başka birçok ortak nokta da mevcuttur. Bu ortak noktaların ve benzerliklerin, tesadüften öte kadim bağlantılara sahip olabileceğini de düşünmemiz gerekmektedir. Bu ve benzeri birçok bağlantıdan yola çıkarak, ülkemizdeki ve dünyadaki en eski tapınak olarak nitelendirilen Göbeklitepe’nin muhtemel “kayıp” Tanrıları da belki ağzı olmayan, ışıklar saçan UFO’larla ilişkili dünya dışı varlıkların etkileşimleriyle bağlantılı olabilir diye düşünüyorum ve bu konuları araştırıyorum. Maalesef ki bu araştırmalarım ve farklı görünen konular arasında bağlantıların olabileceği fikrim bile bazı bilim insanlarımız tarafından sormadan, soruşturmadan “deli saçması” olarak nitelendiriliyor ve görmezden geliniyor olsa da ben yine de bu ve bunun gibi birçok tarihi ve bilimsel kanıtın, geleneksel yöntemlerin yanı sıra, objektif ve geniş bir perspektifle, evrensel anlamda yeniden değerlendirilmesi ve incelenmesi gerektiğini düşünmekteyim. Çünkü dünya dışı yaşam ve UFO’lar konusunda Göbeklitepe ve başka birçok tarihi bölgede, sandığımızdan çok daha derin dünya dışı bağlantılar içeriyor olabilir. Delilik dediğimiz yarının bilimi olabilir.

Bunların yanı sıra, Ekvator’un Cuenca Bölgesindeki adeta “astronot” heykellerini, Meksika’nın Queretaro Bölgesindeki Mağara resmindeki ışıklar saçan hava aracını karşılayan insanların resimlerini, Kuzey Afrika’daki Sahra Çölü’ndeki Tassili Bölgesinde bulunan uçan hava aracı ve astronota benzeyen figürleri, Fransa’daki Niaux Mağarası’ndaki UFO figürünü, Kudüs’de bulunup Rockafeller Müzesi’nde tutulan insana benzemeyen firavun ve yanındaki ışıklar saçan UFO heykelini, Maya ve İnka’lardaki Alevler saçan uçan cismin içindeki insan olmayan figüre tapınan insan kabartmasını, Meksika’da Chiapas bölgesinde bulunan “Palenque Yazıtları Tapınağı”ndaki Kral Pakal’ın bir araç kullanır gibi yapılmış kabartmasını ve o bölgede bulunan yüzlerce uzaylı ve UFO kabartması ve heykelciklerini, Amerika’daki Sego Kanyonu/Utah’da bulunan kaya resimlerini ve burada sayamayacağımız kadar çok olan, yapılan bilimsel ölçümlemelerle ortaya çıkartılan tarihlemelerini ve neredeyse dünya üzerinde her yerde ve tüm zamanlara ait buna benzer dünya dışı yaşam ve UFO’ların bulunduğu figürlere rastlamaktayız. Tüm bunların sonucu olarak, geçmiş dönemlerimizde de çok eskilere kadar uzanan ve dünya genelinde gerçekleşen dünya dışı temaslar, UFO’lar ve dünya dışı akıllı yaşam olgusunun net bir biçimde ifade edildiklerini görmekteyiz. Bu ve benzeri yüzlerce, binlerce kanıt artık yok sayılamayacak seviyelerdedir ve bu konularda da tüm dünya genelinde çok derin araştırmalar yürütülmektedir.

 

Esmeri Alev EKEBAŞ: UFO ve Dünya Dışı Zeki Varlık ifadeleri sadece kaya resimleri ve heykellerden mi ibaret? Yoksa başka nerelerde karşımıza çıkıyorlar?

Hakan YEDİCAN: Tabii ki tek rastlandıkları yerler kaya resimleri ve heykellerle sınırlı değil. Örneğin Mısır’daki Firavun Seti’nin Mezar Odası’nda “Tanrı’nın Gemisi’nde (Göksel Kayık) dinlendiği” yazılı metinlerde ve resimlerde “Göksel Kayık” olarak belirtilen geçen ifadeler de bana göre gökte yüzen bir kayık değil, bugün de UFO’lar için sıkça kullandığımız “Uzay Gemisi” anlamını taşıyor gibi görünmektedir. Ayrıca Hint Mitolojisi’ndeki Mahabharata ve Ramayana Destanlarında UFO’lar, Gökyüzü savaşları ve Işın silahları gibi birçok olgudan çok detaylı olarak bahsedilmektedir ve burada UFO tanımlandırılması ise “Vimana” olarak ifade edilmektedir.

Tüm bu kaya resimleri ve diğerlerinin yanı sıra, yüzlerce tabloda da UFO’lara yer verilmiş eserler vardır. Ayrıca UFO figürlü paralar bile basılmıştır. Bu konularla ilgili yüzlerce örnek vermek mümkün ama sadece birkaçını verebileceğim burada uzatmamak için. Çünkü asıl önemli olanlardan birisi ise, Kutsal Kitaplar’da da göksel ve Tanrısal araçlardan sıkça bahsedilmesidir. Kur’an-ı Kerim’de “Tayran Ebabil” ifadesi “Ebabil Kuşu” olarak tercüme edildiyse de ayetlerdeki Arapça “Tayr” kelimesinin tam ve ilk karşılığının “Uçucu” veya “Uçan” olduğunu ve ikinci anlamının “kuş” olduğunu ve sonraki ayetlerdeki detayların hiçbirinin bir kuşa ait olamayacak olması ve tam anlamıyla nükleer başlıklı güdümlü füzelerle ilgili uçan cisimlerden bahsedildiği çıkarımını yapmak, bence Kur’an’a ve Arapça’ya da en uygun ve doğru ifadeler olmaktadır. Bu ve benzeri çok sayıda ifade söz konusudur ki bu konuları da “inanç sistemlerinin kozmik sırları” seminerlerimde detaylı olarak anlatmaya çalışıyorum. Bunun gibi çok ayet ve detay var ama burada tek tek bunları anlatmaya vaktimiz yok maalesef. Yalnızca Kur’an’da değil, “Tevrat’ta da bana göre “Rabbin Görkemi” ifadesi bugün bizlerin bildiği UFO ifadesinin eski bir karşılığıdır. Çünkü yine bu unsuru açıklayan ifadeler ele alındığında kısaca, ışıklar saçan, havada sessizce hareket edebilen, metalimsi, çok parlak, içinden insana benzer varlıkların oldukları vb. anlatımlar bence tamamen akla günümüzdeki “UFO” kavramını getirmektedir. Fakat tabii ki binlerce sene önce bu ifadeleri duyanların bizler gibi “UFO” çevirisini yapabilmeleri mümkün olmadığından, o dönemlerdeki havada uçtuğu bilinen kuşlarla, kanatlı varlıklarla izah edilmeye çalışılması da o

dönemin bilgileri ve algı seviyeleriyle düşünüldüğünde aslında gayet normaldir. Günümüzdeki bilgiler ışığında tüm bu kadim bilgilerin, Kutsal Kitaplar’ın, tabletlerin içinde geçen bu tip ifadelerin, hala binlerce yıl önceki bilim, zihniyet ve algıyla algılanmaya ve açıklanmaya çalışılması son derece yanlış bir tutumdur. Bu konuda en son bilimsel ve kozmik bilgilerle en başından itibaren konular çok ciddi bir şekilde yeniden incelenip araştırılmalıdır. Hakikate giden yolda, bu şekilde davranılarak çok daha hızlı ilerleme kaydedilebileceğini düşünüyorum.

 

Esmeri Alev EKEBAŞ: Uzaylı kaçırılmaları hakkında bilgi verebilir misiniz? Bunları kimler nasıl iddia edip kanıtlıyorlar?

Hakan YEDİCAN: Uzaylıların kaçırma olayları birçok UFO araştırmacısı için sadece “alıkonma” şeklinde tanımlanır. Çünkü genel olarak zorla kaçırmak yerine, belirli bir süreliğine alıkonarak zarar vermeden geri getirilme durumu söz konusudur ya da zarar yerine faydası olacak bazı işlemler uygulanır kozmik sebeplerle. Ayrıca iyisiyle kötüsüyle bu yaşanan temasın da alıkonulan kişinin önceki hayatlarında verilmiş izinler ve anlaşmalarla ilgili olabileceğini düşünenlerin sayısı da bir hayli yüksektir. Fakat az da olsa bazı durumlarda kişinin çok da iyimser olmayan çeşitli işlemlere maruz kalması gibi durumlar da kayıtlara geçmiştir. Sonuçta tüm vakalar da aynı türün ve amacın gündemiyle olmamaktadır.

Bu alıkonma olayları genellikle kişinin beyin frekansları 4-8Hz’lik theta dalga boyuna getirilerek gerçekleştirildiği görülmektedir. Bu theta beyin frekans aralığında kişi, uyku ile uyanıklık arasında bir çizgide olmaktadır ki bu sebeple de haliyle tüm bu yaşanılan deneyimlerin bir rüya mı yoksa fiziksel bir gerçeklik mi olduğu konusu da sıklıkla birbirine karıştırılmaktadır. Genelde aslında kişi ruhsal olarak müdahale altına alınır ancak fiziksel olarak da kayıtlara geçen birçok olay ve kanıtları da vardır.

Bu olaylar dünyanın birçok yerinde, binlerce yıldır sıklıkla yaşanmaktadır. Tarihi taş tabletlerden tutun da Mısır hiyoroglifleri’nden, Maya sembolizmine kadar her yerde UFO’lar ve uzaylı varlıklardan bahsedilir. Hatta inanç sistemlerinde, kutsal kitaplarda, mitolojilerde, destanlarda, mağara resimlerinden antik heykellere kadar birçok farklı tarihte, yerde ve kültürde birbirlerine çok benzeyen dünya dışı temas olgusu sıklıkla işlenmişlerdir. Günümüzde teknolojinin, cep telefonlarının fotoğraf ve video çekebilmesinin de etkisiyle bu tür olayların fotoğraf ve videolarının çekilme ihtimali de çok yükseldiğinden, her geçen gün de UFO ve dünya dışı yaşama dair birçok yeni veri ortaya atılmaktadır. Tabii ki bu konuda çok yoğun bir sahtecilik ve kasten olayları itibarsızlaştırmak için yapılan gerçek dışı veriler de oluşturulmakta ve bu ayrımı yapabilmeye çok dikkat etmek gerekmektedir. Bu fotoğraf ve videoların gerçekliği, bu konulardaki uzmanların birçok testlere ve incelemelerine alınıp, gerekli programlar kullanılarak ve derinlemesine araştırılarak orijinallikleri saptanmaya çalışılır ve sahte veriler ise ayıklanmaya çalışılır. Tabii ki yetkin kişilerce incelenmemiş her görüntüye de öncelikle şüphe ile yaklaşmakta fayda vardır. Kaldı ki en yetkili kurum, kuruluş veya şahısların, az da olsa bile, belli bir oranda yanılabilme ihtimalleri de olabilmektedir.

Esmeri Alev EKEBAŞ: UFOLOJİST kime denilir?

Hakan YEDİCAN: Aslında bu ifadeyi kullanabilmek için çok keskin bir hat bulunmamaktadır. Çünkü maalesef ki ana akım bilim dalları ve insanlarının büyük bir bölümü halen bu konulara alaycı bir tutumla yaklaşmakta ve gerçek dışı olduklarını savunmaktadırlar. Bu durumda da yetki sahibi

bilimsel bir kurum, kuruluş yerine dünya genelinde bu konular UFO ve Dünya Dışı Yaşam konularındaki gönüllü araştırmacıların şahsi emekleriyle veya kurdukları sınırlı oluşumlarla yol alabilmektedir. Tabii ki durum böyle olunca da bilimsel araştırma, teknik incelemeler, deneysel ve bilimsel veriler de son derece zor elde edilebilmekte ve gerçeklerin açığa çıkartılabilmeleri de son derece yavaş ve zorluklarla ilerleyebilmektedir. Fakat tüm dünya ülkelerinin bazı gizli anlaşmalara tabii olduğu, en ileri teknolojik ve bilimsel teçhizatlarla, gerçek bilim insanları ve uzmanlardan oluşan çok gizli oluşumlar da mevcut olup, tüm dünyada bu olaylara çok ciddi müdahalelerde bulunup, sonrasında da genellikle delilleri yok edip konuyu dünyasal hikayelerle geçiştirerek kapatmayı tercih edenler asıl ufolojistlerdir. Ama ben yine de “ufolojist” ifadesi yerine “UFO araştırmacısı” ifadesini daha uygun buluyorum. Çünkü sonuçta bu işin eğitimi yok, diploması yok ve bilimsel yöntemleri de sabit ve kabul görmüş bir standartta olmadığından, bunu bir bilim dalı gibi değil de ciddi bir araştırma konusu olarak ele almakta fayda var diye düşünüyorum. UFO Araştırmacılarının hepsi bilim insanı değillerdir ve olmaları da gerekmez. Bu sebeple de bilimsel bir ifade yerine, araştırmacı denmesi daha uygun olur ki sonuç odaklı bakamayan bazı insanlar, hemen diploma sevdasıyla saldırıya geçip gereksiz tartışmalara yol açmasınlar bu sebeplerle.

Esmeri Alev EKEBAŞ: UFO olayları 2020 yılında niçin bu kadar arttı sizce?

Hakan YEDİCAN: Bence 2020 yılındaki UFO olaylarındaki yoğunluğun temel sebebi, 2020 yılında tüm dünyayı etkileyen Covid-19 pandemisi ve enerjisi olabilir. Çünkü dünyada çok büyük olaylar oluyor ve bizlerin bilmediği de çok büyük gizli planlar ve gündemler devreye sokularak, insanlık ve dünyanın akıbetiyle oynanmaya çalışılıyor maalesef. Tüm bu gidişatı gözlemlemek dünya dışı için de cidden önemli olmalı. Pandemi, depremler, volkanik patlamalar, manyetik kayma, savaşlar vb. derken içine sokulmaya çalışıldığımız durumların etkilerini yakından takip ediyorlar. Belki de dünyanın manyetiğine, ley hatlarına, atmosfere ve bazı insanlara da pozitif ya da negatif etkilerde bulunanları da vardır.

Esmeri Alev EKEBAŞ: Türkiye’de son yıllarda nerelerde UFO gözlemleri yapıldı?

Hakan YEDİCAN: Türkiye’nin birçok yerinde UFO gözlemleri yapılmakta ve sürekli olarak da ihbarlar artmaktadır. Zaten Anadolu kadim zamanlardan bu yana daima insanlık tarihi ve UFO’lar için çok ciddi bir merkez olmuştur ve bence bu gözlemler daha da artarak devam edeceklerdir. Bununla ilgili sevgili dostum Kuzey Atacan’ın Türkiye’de son zamanlara ait çekilmiş çok önemli birkaç fotoğrafını sizlerle paylaşayım;

Esmeri Alev EKEBAŞ: UFO’lar niçin belirli bölgelerde daha sık görünüyorlar?

Hakan YEDİCAN: Dünya genelinde de bazı bölgelerde çok sık UFO ihbar ve gözlemleri olmaktadır. Bunların kesin sebepleri bilinmese de bu konuda bazı genel görüşler vardır. Genellikle nükleer füze üsleri, askeri hava üsleri, yoğun yeraltı madenleri, ley hatlarının kesiştiği enerjik bölgeler, kadim tarihli bazı yapılar, piramitler veya muhtemel portallar gibi nedenlerle yoğunlukla görüldükleri yerler vardır. Ayrıca bazı durumlarda genetik alışverişler için de belli bölgeler seçiliyor gibi görünmektedir.

Esmeri Alev EKEBAŞ: “Gerçeğe Uyanış” adlı Uluslararası UFO Kongresi’ne de katılımcı olarak davet edildiniz. Bu faaliyetten ve düzenleyen Orion UFO Araştırma Merkezi`nden biraz bahseder misiniz?

Hakan YEDİCAN: Ülkemiz ve dünya genelinde önemli UFO araştırmacılarından olan Kuzey Atacan ve Cem Çorapçı’nın 2000 yılında kurdukları ORION UFO Araştırma Merkezi’nin düzenlemiş olduğu uluslararası bir UFO Sempozyumu olan “Gerçeğe Uyanış” adlı çok önemli bir etkinliğe, ben de konuşmacı olarak davet edildim. Amerikalı ünlü UFO araştırmacısı Derrel Sims ve Farah Yurdözü gibi önemli UFO araştırmacılarının da katılacağı bu kongre maalesef ki son anda Covid-19 tedbirleri nedeniyle şimdilik ertelenmek zorunda kaldı, ama merkez çalışmalarına devam etmektedir.

Esmeri Alev EKEBAŞ: Türkiye’de UFO ve Dünya Dışı Yaşam’la ilgili araştırmacılar ve topluluklar var mı?

Hakan YEDİCAN: Türkiye’de özellikle son yıllarda UFO’lar ve dünya dışı yaşam konularına ilgi çok büyük bir artış gösteriyor. Bunun temel sebeplerinden birisi de bu konularda ki araştırmacıların ve toplulukların çoğalarak insanlara yalnız olmadıklarını hissettirebilmeleri. Uzun yıllardır sevgili Haktan AKDOĞAN’ın kurmuş olduğu Sirius UFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi’nin (http://siriusufo.org/) ardından, ciddi çalışmalar ve başarılar elde eden yeni araştırmacılar ve kuruluşlar bu konulara olan ilginin ve iletişimin artmasında çok büyük rol oynamaktadırlar. Biraz önce bahsettiğimiz Orion UFO Araştırma Merkezi’nde bu konudaki önemli çalışmaları yürüten Kuzey ATACAN ve Cem ÇORAPÇI çalışmalarını sürdürmektedirler. Ayrıca değerli dostum Erhan KOLBAŞI’nın önderliğinde kurulan “Dünya Dışı Temas Topluluğu” da (https://instagram.com/extraterrestrialcontact?igshid=yq1p6si0m2jo) il il gezerek alıkonma vakalarıyla yüz yüze görüşmeler ve toplantılar yaparak, ülke genelinde çok önemli bir bilgi ve iletişim altyapısı elde etmektedirler. Bu sayede insanların çekinip anlatamadıkları birçok konunun da açığa çıkmasına çok büyük ölçüde yardım ediyorlar. Bunların yanı sıra, şahsi olarak da çok büyük özverilerle bu konulara kendini adamış çok önemli araştırmacılarımız da var. Örneğin, ülkemizde bayan UFO araştırmacısı olarak ilk akla gelen isim olan sevgili dostum Farah YURDÖZÜ (https://www.youtube.com/channel/UClCldvt17sv_yMpXxi4eVUQ)’nün çalışmaları da aralıksız devam etmektedir.

Ayrıca, UFO fotoğrafçılığı konusunda çok ciddi çalışmalarına devam etmekte olan gizli kahramanlarımızdan yakın dostum Tolga YAZICIER’de, uzun yıllardır çektiği muhteşem fotoğraflarıyla bizleri yüzlerce UFO fotoğrafına kavuşturmuştur.

Bunlardan birkaçını da sizlere sunuyorum. Çok daha fazlası için http://tolgayazicier.blogspot.com/ adresini ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca bu sene Tolga Yazıcıer ile yapmayı planladığımız ama pandemi sebebiyle ertelediğimiz “UFO Gözlem Kampı” etkinliği planlamaları içindeyiz ileriki zamanlarda.

Daha sayılacak birçok önemli araştırmacılarımız var ama tek tek saymamız mümkün değil maalesef. Kısacası Türkiye’de UFO ve Dünya Dışı Yaşam konularında çok ciddi araştırmacılar ve kurumlar mevcuttur ve ülkemizin de bu konulara ilgisi son derece yüksektir. Bu konularla ilgili olarak burada bahsedebildiklerim ve diğer değerli araştırmacılarımızın yazdıkları kitaplarının da okunmasını ve bu konularda özveriyle ve gönüllü olarak emek harcayan araştırmacılara destek olunmasını da ilgilenen herkesten rica ederim.

Esmeri Alev EKEBAŞ: “Kadim Astronotlar Teorisi” nedir? Eski uygarlıklarda dünya dışı temaslara dair izler bulunuyor mu?

Hakan YEDİCAN: Kadim Astronatlar teorisi, bizlere ilk olarak ünlü yazar Erich von Daniken kitaplarıyla ulaşsa da aslında bu fikir çok daha eskilere hatta binlerce yıl öncelerine kadar geri gider. Bu düşünüş şekline göre, evrim teorisinin bizlere sunulan şeklinin tersine, insanlık ilkelden gelişmişe doğru evrilmemiş, aksine ilkel insanların olduğu çok eski dönemlerde onlarla aynı zamanda yaşamış çok daha gelişkin uygarlıklar ya da türler olduğunu ve bu türlerin de dünya dışı kökenli olduğunu savunan bir bakış açısıdır ki ben de şahsen tamamen bu düşüncedeyim. Bu gelişmiş uygarlıklar kimi zaman “Anunnakiler” olmuş, kimi kültürlerde “Tanrılar” olarak nitelendirilmiş, kimi yerde destan olarak, inanç sistemlerinde de ilahlar, cinler, melekler, şeytanlar vb. olarak tarihin her döneminde kendilerinden detaylı olarak bahsettirmişler aslında. Ancak burada şunu çok iyi anlamak gerekiyor ki, evrenin tek yaratıcısı olan “Kadir-i Mutlak” yani “Doğmamış doğrulmamış” olan yüce kudret farklı bir kavramdır ve bu varlıkların da Yaratıcısı’dır. Yani dünya dışı yaşam türlerine “Tanrı” diyen antik kültürü anlatırken “Yüce Yaratıcı” olmadıklarını çok iyi anlamamız gerekir. Yerlere ve tarihlere göre farklı şekillerde yorumlansalar da çok büyük oranda ortak noktaları olan bu ifadeler tarih boyunca duvar resimlerinden, heykellere, destanlardan, tabletlere her yerde karşımıza çıkmaktadır. Bu sebeple, artık bu konuları ciddi bilim insanları da titizlikle incelemekte ve her geçen gün bu teori yeni kanıtlarla da desteklenmektedir.

Esmeri Alev EKEBAŞ: Dünya Dışı Yaşam formları niçin dünyamızı ziyaret ediyorlar?

Hakan YEDİCAN: Bunun birçok nedeni vardır diye düşünebiliriz. Çünkü bu konu söylediğim gibi yeni bir olay değil, aksine insanlık tarihi ve dünya tarihi kadar eskidir. Birçok farklı dünya dışı tür çok farklı amaçlarla çeşitli zaman dilimlerinde Dünya ve insanlığa müdahalelerde bulunmuş gibi görünüyor. Kimi zaman madenler ve doğal kaynaklar için gelmişler, kimi zaman ise doğrudan insanlarla ilgili temaslarda bulunulmuş. Bence bu temaslar sonucu birçok defa insanların genetik yapılarına da müdahale edilmiş ve insanlığın arayıp da bulunamayan “kayıp halka”sını ve ani sıçrayışlarını da oluşturmuşlar demek için elimizde çok sayıda veri var artık. Örneğin DNA’larımızın sadece yaklaşık olarak %1,5’unu kullanıyor olmamız ve gerisini de “Çöp DNA/Junk DNA” olarak ele alıyor olsak da artık bunun çöp DNA olmadığı ve orada da kayıtların bulunduğu, bilimsel olarak da ispatlanmıştır. Kim bilir kayıtların tamamında ne özellikler var ve kimlerden kalmalar? Farklı türlerin farklı gündemleri olsa da temel olarak insan ve DNA yapısı çok büyük bir unsur olmuş. Halen de çok sık alıkonma vakalarıyla genetik müdahaleler devam etmektedir. Zaten dünya insanı bana göre birçok farklı dünya dışı genetiğini barındırmaktadır ve bu da dünya dışı varlıklar için de önem taşıyıp, kontrol ve müdahalelerin temelini oluşturmaktadır. Ama özellikle nükleer bombaları kullanmamızdan sonra, nükleer başlıklı füzelerin olduğu yerlerde çok önemli ciddi olaylar da yaşanmıştır. Büyük depremler, doğal felaketler öncesi ve sonrası UFO ihbarların da yoğunluk görülüyor ki muhtemelen durumu hafifletmek için, uzaktan da olsa yardım ediyor gibiler. Hayvanlarla ilgili temasları da sık görülen olaylardan ve meşhur tarlalardaki ekin çemberleri (Crop Circles) ile de bizlere bir şeyler anlatmak istiyorlar sanki. İçinde bulunduğumuz zaman dilimi ve enerjisi bence çok önemli. Bu kritik zamanda, tüm bu temasların dünyamız ve insanlık adına yapılan hassas dengelemelerle ilgili olduğunu düşünüyorum.

Esmeri Alev EKEBAŞ: Gelecekte dünya dışı zeki formlar ile temas ve iletişim nasıl olur?

Hakan YEDİCAN: Aslında iletişim binlerce yıldır hep olmuş ve halen de olmaya devam etmekte. Bu konularda uzun yıllar öncesinde kurulmuş ünlü Majestic 12 gibi çok gizli üst düzey örgütler,

Hitler’in Vrill veya Black Sun teşkilatı, 51.Bölge ve S4 gibi yeraltı üsleri gibi çok sayıdaki yerlerde, iletişim hiç kesilmemiş gibi görünüyor. Devletlerin de dünya dışı yaşam formlarıyla bizzat iletişime geçtikleri ve hatta çeşitli anlaşma ve projeler yürüttükleri de artık bilinen gerçekler arasında. Bundan sonraki iletişimler çok daha etkileyici şekillerde ve toplu olaylarla olabilir diye düşünülebilir. Çünkü insanlık artık bu konularda bilgilenip gerçekleri kavramaya başladılar ki, bu da toplu iletişimin en önemli aşamasıdır. Bence okült topluluklar da zaten binlerce yıldır dünya dışı ile çok yakın bir şekilde bağlantılı. Yani aslında yeni bir şey yok ama çok daha büyük, dünya genelini ve tarihini değiştirebilecek temaslara da çok yakın olduğumuzu düşünüyorum. Heyecan verici bir zaman diliminin içindeyiz ve yakında dünya çapında çok büyük olayların yaşanacağına tanıklık edeceğiz gibi görünüyor.

Son olarak, benim çalışmalarımı merak edenler ve takip etmek isteyenler YouTube, Instagram, Facebook ve Tweeter’dan “Hakan Yedican” olarak sosyal medya hesaplarıma ulaşabilirler. Bu değerli sohbet için öncelikle sizlere, ardından bu satırlara kadar değerli görerek okuyan herkese sonsuz teşekkürler…

Esmeri Alev EKEBAŞ: Hakan Yedican hocam, sizin, Kuzey Atacan ve Tolga Yazıcıer’in fotoğraflarını kullanma iznini e-mail olarak da aldım. Kuzey Atacan ve Tolga Yazıcıer de e-mail ile fotoğraflarını dergi, gazete ve sosyal medyada kullanma izni vermiştir. Fotoğrafları dergi, gazete ve sosyal medyada kullanma izni veriyor musunuz?

Hakan YEDİCAN: Hakan Yedican olarak, e-mail ile bu izni verdim. Fotoğrafları; dergi, gazete ve sosyal medyada kullanma izni veriyorum.

Esmeri Alev EKEBAŞ: Bu değerli bilgilerinizi bizlerle paylaştığınız için size çok teşekkür eder, çalışmalarınızın devamında sizlere başarılar dileriz.

Hakan YEDİCAN: Davetinizden dolayı ben size çok teşekkür ederim, sizlere de iyi çalışmalar dilerim…

 




Editör: Celal Ersoy

Bu haber 1042 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 26 18 5 3 52 19 57 +33
2 Beşiktaş 25 17 5 3 56 26 54 +30
3 Fenerbahçe 25 16 6 3 47 27 51 +20
4 Trabzonspor 25 14 5 6 32 24 48 +8
5 Hatayspor 26 13 7 6 46 31 45 +15
6 Alanyaspor 26 12 8 6 40 26 42 +14
7 Gaziantep FK 26 10 6 10 37 29 40 +8
8 Fatih Karagümrük 26 11 8 7 41 34 40 +7
9 Antalyaspor 26 7 6 13 24 29 34 -5
10 Göztepe 25 8 9 8 35 31 32 +4
11 Sivasspor 25 7 7 11 28 29 32 -1
12 Konyaspor 25 8 10 7 32 30 31 +2
13 Yeni Malatyaspor 26 7 9 10 33 35 31 -2
14 Kasımpaşa 25 8 12 5 29 40 29 -11
15 Çaykur Rizespor 26 6 10 10 30 42 28 -12
16 Kayserispor 25 6 12 7 17 30 25 -13
17 Başakşehir FK 26 6 13 7 28 44 25 -16
18 BB Erzurumspor 26 6 13 7 24 41 25 -17
19 Denizlispor 26 5 15 6 23 46 21 -23
20 Gençlerbirliği 25 5 14 6 21 46 21 -25
21 MKE Ankaragücü 25 5 15 5 28 44 20 -16
Takım O G M B A Y P AV
1 Giresunspor 23 16 2 5 38 14 53 +24
2 Samsunspor 23 14 2 7 41 21 49 +20
3 Altınordu 24 13 6 5 36 30 44 +6
4 İstanbulspor 23 13 6 4 45 26 43 +19
5 Adana Demirspor 24 12 6 6 40 23 42 +17
6 Ankara Keçiörengücü 23 11 7 5 30 16 38 +14
7 Altay 23 12 9 2 39 28 38 +11
8 Tuzlaspor 23 11 7 5 31 28 38 +3
9 Bursaspor 23 9 10 4 35 36 31 -1
10 Bandırmaspor 24 9 11 4 28 29 31 -1
11 Ümraniyespor 24 8 9 7 27 32 31 -5
12 Adanaspor 23 7 11 5 32 33 26 -1
13 Menemenspor 23 6 9 8 28 37 26 -9
14 Balıkesirspor 23 6 11 6 23 32 24 -9
15 Boluspor 23 6 12 5 21 27 23 -6
16 Akhisarspor 23 5 14 4 20 39 19 -19
17 Ankaraspor 23 3 15 5 13 37 14 -24
18 Eskişehirspor 23 1 15 7 15 54 7 -39
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 25 18 2 5 57 18 59 +39
2 Van Spor 25 14 6 5 40 23 47 +17
3 Bodrumspor 25 13 6 6 56 34 45 +22
4 Sakaryaspor 25 12 4 9 41 26 45 +15
5 Kırşehir Belediyespor 25 12 6 7 33 19 43 +14
6 Turgutluspor 25 14 10 1 34 38 43 -4
7 Serik Belediyespor 25 10 6 9 40 32 39 +8
8 Kırklarelispor 25 9 5 11 29 21 38 +8
9 Etimesgut Belediyespor 25 10 8 7 33 25 37 +8
10 Tarsus İdman Yurdu 25 10 9 6 36 32 36 +4
11 Pendikspor 25 11 12 2 44 31 35 +13
12 Pazarspor 25 10 11 4 37 39 34 -2
13 Sivas Belediyespor 25 8 8 9 39 32 33 +7
14 Karacabey Belediyespor 25 9 10 6 31 30 33 +1
15 1922 Konyaspor 25 7 13 5 31 33 26 -2
16 Bayburt Özel İdare Spor 25 8 15 2 29 43 26 -14
17 Kastamonuspor 25 6 13 6 22 37 24 -15
18 Mamak FK 25 6 14 5 24 63 23 -39
19 Elazığspor 25 7 15 3 32 51 21 -19
20 Kardemir Karabükspor 25 1 22 2 10 71 2 -61
Takım O G M B A Y P AV
1 Diyarbekirspor 20 13 2 5 26 12 44 +14
2 1928 Bucaspor 20 12 2 6 38 14 42 +24
3 Yeşilyurt Belediyespor 20 13 5 2 32 13 41 +19
4 Arnavutköy Belediye 20 10 5 5 30 19 35 +11
5 Ofspor 20 9 5 6 27 24 33 +3
6 Belediye Derincespor 19 7 4 8 29 17 29 +12
7 Artvin Hopaspor 20 7 8 5 26 33 26 -7
8 Edirnespor 20 6 7 7 23 24 25 -1
9 Fatsa Belediyespor 19 6 7 6 15 19 24 -4
10 Kızılcabölükspor 20 5 8 7 19 24 22 -5
11 Payasspor 20 5 9 6 23 28 21 -5
12 Nevşehir Belediyespor 20 5 10 5 19 20 20 -1
13 Antalya Kemerspor 20 5 10 5 18 33 20 -15
14 1877 Alemdağspor 19 5 10 4 23 34 19 -11
15 Çankaya FK 19 5 11 3 13 29 18 -16
16 Manisaspor 20 1 11 8 14 32 11 -18
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 28/02/2021 Göztepe vs Kasımpaşa
 28/02/2021 Trabzonspor vs Fenerbahçe
 02/03/2021 Gaziantep FK vs Gençlerbirliği
 02/03/2021 Yeni Malatyaspor vs Beşiktaş
 03/03/2021 BB Erzurumspor vs Fatih Karagümrük
 03/03/2021 Başakşehir FK vs Konyaspor
 03/03/2021 Sivasspor vs Hatayspor
 03/03/2021 Kayserispor vs Çaykur Rizespor
 03/03/2021 MKE Ankaragücü vs Galatasaray
 04/03/2021 Alanyaspor vs Göztepe
 03/03/2021 MKE Ankaragücü - Galatasaray Galatasaray ligdeki son 8 maçını kazandı  Galatasaray kazanır
 04/03/2021 Kasımpaşa - Trabzonspor Trabzonspor ligdeki son 10 maçında hiç kaybetmedi  Trabzonspor yenilmez
 04/03/2021 Fenerbahçe - Antalyaspor Antalyaspor ligdeki son 11 maçında hiç kaybetmedi  Antalyaspor yenilmez
 06/03/2021 Denizlispor - Yeni Malatyaspor Yeni Malatyaspor ligdeki son 7 maçında hiç kazanamadı  Denizlispor yenilmez
 06/03/2021 Beşiktaş - Gaziantep FK Gaziantep FK ligde deplasmandaki son 6 maçında hiç kazanamadı  Beşiktaş yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 28/02/2021 Ankara Keçiörengücü vs Samsunspor
 28/02/2021 Bursaspor vs Akhisarspor
 28/02/2021 Eskişehirspor vs İstanbulspor
 28/02/2021 Giresunspor vs Altay
 01/03/2021 Tuzlaspor vs Adanaspor
 01/03/2021 Menemenspor vs Boluspor
 01/03/2021 Balıkesirspor vs Ankaraspor
 05/03/2021 İstanbulspor vs Ankara Keçiörengücü
 06/03/2021 Bandırmaspor vs Altınordu
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 04/03/2021 Bayburt Özel İdare Spor vs Kastamonuspor
 04/03/2021 Bodrumspor vs Van Spor
 04/03/2021 Elazığspor vs 1922 Konyaspor
 04/03/2021 Karacabey Belediyespor vs Pazarspor
 04/03/2021 Kardemir Karabükspor vs Turgutluspor
 04/03/2021 Kırşehir Belediyespor vs Kırklarelispor
 04/03/2021 Mamak FK vs Tarsus İdman Yurdu
 04/03/2021 Pendikspor vs Eyüpspor
 04/03/2021 Serik Belediyespor vs Etimesgut Belediyespor
 04/03/2021 Sivas Belediyespor vs Sakaryaspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 03/03/2021 Artvin Hopaspor vs Arnavutköy Belediye
 03/03/2021 Çankaya FK vs Antalya Kemerspor
 03/03/2021 Fatsa Belediyespor vs Edirnespor
 03/03/2021 Kızılcabölükspor vs Diyarbekirspor
 03/03/2021 Nevşehir Belediyespor vs Belediye Derincespor
 03/03/2021 Yeşilyurt Belediyespor vs Ofspor
 03/03/2021 1877 Alemdağspor vs Manisaspor
 03/03/2021 1928 Bucaspor vs Payasspor
 03/03/2021 Artvin Hopaspor - Arnavutköy Belediye Artvin Hopaspor ligdeki son 6 maçında hiç kaybetmedi  Artvin Hopaspor yenilmez
 03/03/2021 Çankaya FK - Antalya Kemerspor Çankaya FK ligde evindeki son 6 maçını kaybetti  Antalya Kemerspor kazanır
 03/03/2021 1877 Alemdağspor - Manisaspor 1877 Alemdağspor ligdeki son 5 maçında hiç kazanamadı  Manisaspor yenilmez
 03/03/2021 Kızılcabölükspor - Diyarbekirspor Diyarbekirspor ligde deplasmandaki son 9 maçında hiç kaybetmedi  Diyarbekirspor yenilmez
resmi ilanlar

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI