Bugun...


Esmeri Alev Ekebaş

facebook-paylas
ŞAMANİK YOLCULUK DAVUL BİR NEVİ ŞAMANIN ATIDIR
Tarih: 11-10-2021 20:24:00 Güncelleme: 11-10-2021 20:24:00


Röportaj Esmeri Alev Ekebaş / Foto: Tülin Etyemez Schımberg

Şamanik Uygulayıcı Tülin Etyemez Schimberg ıle röportaj yaptım.  TÜLİN ETYEMEZ SCHIMBERG:’ Davul, bir nevi, şamanın atıdır. Her kültürde davulun kullanıldığını görürüz. Dakikada 200-220 vuruş, beynimizi direkt alfa ritmine sokar. Böylece beynimizde imgeleme başlar. Alfa uyku ile uyanıklık arasında imajinasyonun başladığı bir seviyedir. Ayrıca bazı çalışmalarda dans ederken de yolculuğu kullanıyoruz. Trans dans çalışmaları, beden hareket ederken yolculuk yapma deneyimini bize yaşatıyor. Bazen bu ritim davulla, bazen çıngıraklarla sağlanıyor. Birlikte kullanıldığında daha da keyifli bir yolculuk deneyimi olabiliyor. Burada amaç, belli bir ritim ile beynin aktif imajinasyon yeteneğini harekete geçirmek diyebiliriz.’

 

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Tülin Etyemez Schimberg, okurlarımıza kendinizi tanıtır mısınız?

TÜLİN ETYEMEZ SCHIMBERG: 1972’de Samsun’da doğdum ve Sinop’ta büyüdüm. Çocukluğumdan beri doğaya, bilinmez olana çok meraklıydım. Dedemin fantastik öyküleri ile birlikte hayal dünyam şekillendi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde okurken, “Ben neyim, sadece bu beden miyim?” sorularının peşinden koşmaktaydım. Rüyalarımın, beden dışı deneyimlerimin, astral seyahatlerimin anlamlarını çözme arayışındaydım. Kristallerin şifa için kullanımını öğrenmek beni çok etkilemişti. Bilyay Vakfı ile genç yaşlarda tanıştım. Spiritüel dünyayı keşfetmek beni çok büyüledi ve sorularımın çok ötesinde cevaplar buldum. 1. İstanbul Parapsikoloji Konferansı ve 2. Parapsikoloji Konferansı ile yurtdışından pek çok uzman ile tanışma imkânım oldu. Dünya Regresyon Enstitüsü’nden Jeffrey Ryan ve Janet Cunningham’dan Regresyon Uzmanı eğitimi aldım. Dünya Regresyon Uzmanları Birliğinin (EARTh) kuruluşunda bulundum. Hans TenDam, Trisha Caetano, Marion Boon ve Roger Woolger ile eğitimlere katıldım. Roger Woolger’ın Derin Anı Süreci (DMP) eğitimleri ardından şamanik çalışmalarla ilgilenmeye başladım. Sandra Ingerman, bu alanda karşılaştığım ilk uzmanlardandı. Ardından Leo Rutherford ve Juanita Puddifoot ile şamanik çalışmalara katıldım. Ve bu alandaki transpersonel deneyimlerimi ve çalışmalarımı regresyon ve spiritüel bilgilerle birleştirerek, bir nevi, kendi sentezimi oluşturdum. Halen Bilyay Vakfı ve Metapsişik Tetkikler ve İlmi Araştırmalar Başkanlığı’nı sürdürmekte, hem yurtiçinde hem yurtdışında şamanik çalışmalar düzenlemekte ve keşiflerime devam etmekteyim.

 

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Siz, yeni nesil şaman mısınız? Eski şamanlar kimlerdi? Şamanizm bir yaşam biçimi mi?

TÜLİN ETYEMEZ SCHIMBERG: Şamanizm bir din değildir, bir yaşam biçimidir. Dünyanın hangi köşesine giderseniz gidin, doğa ile iç içe olan, doğanın dilini ve işaretlerini okuyan ve bununla hayatta kalmaya çalışan, bütünlüğünü devam ettiren yapılar görürsünüz. Kabileler halinde yaşanan dönemlerde, kabilenin bütünlüğü ve hayatta kalması çok önemliydi. Topluluk içinde, daha küçüklüğünden diğerlerine göre farklı özellikler gösteren bireyler takip edilirdi. Rüyaları, duru görü yetenekleri, paranormal yetenekleri gözlemlenirdi. Ve ona göre, kabilenin şifacısı olarak atanırlardı. Eski Türklerde bu hassas yapılı kişilerin “kam” diye adlandırıldığını görüyoruz. Aslında bu kişiler, kendilerini “şaman” diye adlandırmıyorlar. Şimdi biz bu modern toplumda isimlendirirken “şaman” kelimesini kullanıyoruz. Orijinal halinde, şaman olunmaz, şaman doğulur. Sibirya şamanları, Güney Amerika, Meksika, Aztek, Avrupa şamanları, Avustralya’da Aborjinler, Afrika yerlileri arasında bu yapılanmaları görürüz.

Şaman; karanlıkta gören, öte alem ile, atalar ile, ölenlerle, hayvan ve bitkilerin ruhları ile bağlantı sağlayan kişidir. Şamanlar, bir kişi hastalandığında, onun ruhunun bir parçasının kaybolduğuna inanırlardı. Şamanın görevlerinden biri de o kayıp parçayı bulup geri getirmekti. Atalar ile bağlantı kurmak, atalardan ve ölülerden rehberlik almak, ölen kişiye sürecinde yardım etmek, avcıların ne yöne gidip avları bulacakları konusunda yön göstermek, hangi otların şifalı olduğunu tespit etmek, mevsimlere göre göç edilecekse ne yöne gidileceğini tespit etmek şamanların işlerinin bir parçasıydı. Kısacası, topluluğun hayatta kalması ve devamlılığı için şamanların önemli fonksiyonları vardı.

Şimdi biz modern dünyada doğa ile bağlantımızı azalttık. Beton binalar içinde, ayağımız toprağa dahi değmeden yaşıyoruz. Hastalıklarımız arttı. Kendi doğamızla olan bağlantımızda da dengesizlikler yaşıyoruz. Bazı hissiyatlarımızı kaybettik ya da üstünü örttük. Şimdi bu yaptığımız çalışmalarla, kadim yöntemleri kullanarak, yeniden içsel varlığımızla bağlantıya geçme çabalarımız söz konusu. Belki bizler şamanlar değiliz. Ben bir şaman değilim, şaman olarak doğmadım. Kendimizi “şamanik uygulayıcılar” olarak adlandırabiliriz. Bir nevi “arayıcı”yız. Kendi ruhsal varlığımızla yeniden bağlantımızı kuvvetlendirmede yöntemler arıyoruz. Şamanik uygulamalar da bizlere kadim öğretileri yeni bir dille kullanma fırsatı veriyor.

 

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Bu çalışmalarınıza meditasyon diyebilir miyiz?

TÜLİN ETYEMEZ SCHIMBERG: Şamanik çalışmalarda en çok kullanılan enstrüman, davul ve çıngıraklardır. Dünyada nereye gidersek gidelim, yerel halklarda davulun çok kullanıldığını görürüz. Dakikada 200-220 vuruş davul çaldığımızda, beyin dalgalarımız otomatik olarak alfa dalgasına geçer. Alfa seviyesi, beyin dalgalarının uyku ile uyanıklık arasında imgelemenin başladığı seviyedir. Şamanik çalışmalarda aktif imajinasyon kullandığımızı söyleyebiliriz. Belli bir niyet ile, sorular sorarak, meditasyona oranla daha aktif, içsel bir çalışma yaptığımızı söyleyebiliriz.

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Şamanizm ve şamanik yolculuğunuz nasıl başladı?

TÜLİN ETYEMEZ SCHIMBERG: Regresyon eğitimlerimi tamamladığım sıralarda hocam Roger Woolger ile derin sohbetler yapardık. Onun, özellikle Orta Amerika şamanları ile deneyimleri beni çok etkilemişti. Şamanik çalışmaların güncel toplum düzeyine uyarlanmış çalışmalarını uygulayan ve kitapları ile çok sade bir dille bilgiyi anlatan Sandra Ingerman’ın kitapları ile karşılaştım. Sandra Ingerman, Amerika’da Kaliforniya’da yaşamaktaydı ve ona erişim oldukça zordu benim için.

2011 yılında ben bir şaman ile tanışmak istiyorum diye bir niyet koydum kendime. Ve İngiltere’ye yaptığım bir seyahatim sırasında arkadaşım Juanita Puddifot’u ziyarete gittim. “Tülin sana bir süprizim var. Seni şamanik çalışma uygulayıcısı hocam Leo Rutherford ile tanıştıracağım.” dedi. Leo ile görür görmek enerjimiz kaynaştı. Bana kitaplarını hediye etti. O seyahatim ardından, eşim ve arkadaşlarımla Pasifik Okyanusunu yelkenli tekne ile geçmek üzere bir seyahat planlamıştık. Leo’dan aldığım kitaplar, Sandra Ingerman’ın kitapları, okyanusta yol arkadaşım oldular ve ilk uygulamalarımı okyanus tabanının 5000 metre üstünde gerçekleştirdim. Telefon yok, internet yok, televizyon yok. Sadece dalgalar, ufuk ve gökyüzü. Bu on beş günlük süreç, hayatımın dönüm noktası oldu. Deneyimlerim, beni, şamanik dünyanın daha da derinlerine doğru çekti. Türkiye’ye dönmemin hemen ardından, Leo ve Juanita ile eğitimler organize ettim. Ve içimdeki uyuyan ve varlığımın derinlerinde bulunan bilgi tekrar aktive oldu diyebilirim. Ve ben de bu yolda öğrendiklerimi, çevremle paylaşmaya ve ayrıca kendi eğitim temelim olan spiritüel bilgiler, kendini bilme öğretisi ve regresyon ile de harmanlayarak yeni bir yaklaşım geliştirmeye çalışıyorum. Pandemi günleri de bu çalışmaların online platformlardan, sadece İstanbul ile sınırlı kalmayıp, pek çok ülkeye ve şehre yayılmasına vesile oldu.

 

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Şamanik Yolculuk Deneysel Çalışma Atölyelerinizde, şamanik dünyaya giriş yolunu nasıl gösteriyorsunuz?

TÜLİN ETYEMEZ SCHIMBERG: Şamanlar, öncelikle, yaşadığımız dünyayı iki katmana ayırırlar. “Sıradan dünya” ve “Sıradan olmayan dünya”. Sıradan dünya, bizim içinde yaşadığımız gerçekliktir. Sıradan olmayan dünya ise şamanik alandır. Orada her şey gerçekleşebilir.

Eğitimlerde hem bir haritalandırma yapıyoruz hem de nasıl giriş yaparak nasıl geri döneceğimizi de netleştiriyoruz. Gördüğümüz imgeler, bizim kendi imajinasyonumuz. Genelde kişiler; “Ben bunları uyduruyor muyum?” derler. İmgeler, enerji sistemimizin ürünleridir ve bilinçdışımızla yakından bağlantılıdırlar. Gelen imgelerin -ne kadar uydurmuş olsak da- bize verdiği mesajlar ile ilgileniriz. “Varlığım bana ne demek istiyor bu imajları göstererek?” İmgeler, kendi sembolizmimizin izlerini içerir. Ve kendimizi keşfetmek üzere bir yolculuğa çıkarız. Bilinçdışımızın bir sembol dili var. O dili öğrenmek bir süreçtir.

 

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Aşağı dünya nedir? Orta dünya nedir? Yukarı dünya nedir? Nasıl yolculuk yapılır?

TÜLİN ETYEMEZ SCHIMBERG: “Aşağı dünya”, “Yukarı dünya” ve “Orta dünya”dır. ‘Aşağı dünya’, kalbimizin altında olan enerji merkezlerimizle bağlantılıdır. Ve bu bir eylem dünyasıdır. Bu, aynı Alice Harikalar Diyarı’nda öyküsüne benzer. “Nasıl yapayım, ne yapayım, bunu nasıl gerçekleştireyim?” sorularının yanıtlarının bulunacağı eylem dünyasıdır Aşağı dünya. Bu alana giriş için, dünyada bulunduğumuz, gittiğimiz bir alanı kullanırız. Nereden girersek, oradan geri dönmek için bir giriş yeri seçmek önemlidir. Ben de çalışmalarda katılımcılara bunu açıklıyor ve nasıl o alana gireceklerini ve nasıl döneceklerini öğretiyorum.

‘Yukarı dünya’ ise, kalbimiz ve kalbimiz üzerindeki ifade ve biliş sistemimizle yakından bağlantılıdır. Yaşadığımız olayların anlam arayışları ve “Bunu yaşamamın anlamı ne? Bunu deneyimleyerek ne öğreniyorum?” gibi daha yüksek anlayış ve farkındalık sorularının yanıtlarını aldığımız alandır Yukarı dünya. Bu alana giriş ve nasıl sorular soracağımız ve cevaplarımızı nasıl yorumlayacağımızı eğitimde açıklıyorum.

‘Orta dünya ‘ ise bu yaşadığımız dünyanın bir paraleli gibidir. Ölen varlıkların, bitki ve hayvan ruhlarının frekansları ile uyumlanabildiğimiz bir alandır. Orta dünya çalışmalarını, şamanik çalışmalarda daha deneyimli kişilerin yapması önerilir.

Nasıl yolculuk yapılacağı konusunda; bir uzmanla çalışarak okuyucularımızın bilgilenmelerini ve deneyim yapmalarını tavsiye ederim. Ayrıca şu anda baskısı biten Sandra Ingerman’ın “Şamanik Yolculuk Elkitabı” da faydalı olacaktır. Bilyay Vakfı’nın ayda bir düzenlediği atölyelere de katılıp deneyim sağlanabilir. Ayrıca Bilyay, daha önce yapılan tüm eğitimlerin videolarını da paylaşıyor. bilyay@bilyay.org.tr adresinden bilgi edinilebilir.

 

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: “Erk hayvanları” ne anlama gelir?

TÜLİN ETYEMEZ SCHIMBERG: Erk hayvanı, bizim içimizdeki yeteneklerin ve yaşam gücünün arketipsel bir sembolüdür, temsilidir. Koruyucu ve yönlendirici rehberliği temsil eder. Şamanlar, her şeyin bir ruhu olduğu inancını taşır. Yani ruhsallık her yerdedir.

Eski kadim toplumlarda, dünyanın neresine giderseniz gidin, atalarımız doğayı gözlemliyorlardı. Doğanın en büyük parçası olarak da hayvanların farklı özelliklerini gözlemlediler. Bir hayvanı avladığınızda, onun derisini veya tırnağını veya dişini üzerinizde taşıdığınızda, o hayvanın gücünü aldığınıza inanılırdı.

Örneğin, aslanı ele alalım. Aslan; yeryüzünün kralıdır, ormanın koruyucusudur. Aslan; liderdir, gücü temsil eder, öncüdür. Aslanlar, strateji geliştirerek avlanırlar. Aile, güç, cesaret bağlamında önemli bir semboldür.

Kartal ise gökyüzünün kralıdır. Keskin ve yukarıdan daha geniş bir bakış açısını temsil eder. Pek çok ülkenin ve kültürün sembolünde yer alır. Kartalın güneşe dik bakabiliyor oluşu, hakikatle yüzleşebilmeyi ifade eder. Kartalın bakış açısına sahip olduğunda, olayların içinde kaybolmazsın. Daha geniş bir bakış açısının sembolüdür. Ruhsal rehberliğin, ilahi yasaların temsilcisidir.

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Şifada erk hayvanları nasıl kullanılır? Nasıl soru sorulur?

TÜLİN ETYEMEZ SCHIMBERG: Şimdi bizim yaptığımız modern yaklaşımla, şamanik yolculuklarda, bir meditasyonda, bir rüyada veya içsel bir çalışmada bir hayvan imgesinin gelmesi, bizim içimizdeki o gücün uyanması, ortaya çıkması, tezahür etmeye başlaması anlamını taşıyabilir. Lider olmamız gereken bir noktada, cesaretin hatırlanması ve açığa çıkması için aslan imgesi bize yardım eder. İçimize denge getirir. Bir hatırlatıcıdır aynı zamanda.

Kartal, hayatın içinde detaylardan sıyrılıp daha yukarıdan ve daha geniş bakış açısı ile bakabilme yeteneğimizi artırabilir. Büyük resmi anlamamıza yardımcı olur. Ruhsal varlığımızla olan bağlantımızı artırır. Bize, olayların içinde daha keskin bir bakış açısı verir.

Eğer hayatın içinde ilerlerken hiçbir şey bizim için net değilse, önümüzü göremiyorsak, sanki her şey karanlıkta gibiyse, bir baykuş bize yardımcı olabilir. Baykuş; gece avlanır, karanlıkta görür. Bilginin, öğrenmenin de sembolüdür. Kemirgenleri avlar. Baykuş rehberliği; bizim hayatımızda enerjimizi çalan, sinsi enerjilere, insanlara karşı uyarıcı olabilir. Bazen enerjimizi çalan insanlar, etrafımızda dedikodu yapan arkadaşlarımız ya da iş yerindeki iş arkadaşlarımız olabilir.

Öncelikle o erk hayvanının bize ait olup olmadığını sorarız. “Benim erk hayvanım sen misin?” sorusu ile başlarız. Bu teyidi üç kere almak önemlidir. Ardından da; “Bana hangi yetenekleri getirdin, bana hangi özellikleri getirdin? Ben bu güçleri şu anki yaşamımda nasıl kullanacağım?” diye sorabiliriz.

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Datça Palamutbükü ve Datça Tenis Merkezi’n de Şamanik Yolculuk Deneysel Çalışma Atölyelerinizde Datça doğasının sizlere etkisi nasıl oldu?

TÜLİN ETYEMEZ SCHIMBERG: Datça, çok özel bir alan. Suyunun, denizinin, havasının temizliği doğanın gücünü artırıyor. Daha Palamütbükü’nde bir çalışma gerçekleştiremedik. Datça Tenis Merkezi’nde deneyimsel bir çalışma yaptık. Hayanın sıcaklığının biraz daha uygun olduğu sonbahar bize farklı deneyimler hazırlayacaktır. Geniş katılımlı bir çalışmayı 2021 sonbaharında planlıyoruz.

Küçük bir grupla da olsa yaşadığımız deneyim oldukça kuvvetliydi. En küçük katılımcımız on yaşındaydı. Sanırım en fazla derin deneyimi yaşayan da o oldu. Çocukların ne kadar doğal şamanik uygulayıcılar olduğunu ben de tekrar görmüş oldum.

Diğer yandan bu tekniğin kendisine göre olmadığını fark eden bir katılımcımız da oldu. İmge yerine sadece sezgi ile ilerleyebildi.

Şamanik yolculuklarda derinleşme ve netleşme de çok fazla uygulama ile gelir. Yaptıkça, deneyim derinleşir. Katılımcılar aslında bir giriş yapmış oldular. Ne kadar derin bir iç dünyaları olduğunu fark edip, sadece kapıyı araladılar.

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Şamanik yolculuk hocalarınız kimlerdir? Şamanik yolculuğa çıkmak isteyenlere neler önerirsiniz? Hangi kitapları okusunlar? Sizin yazdığınız kitaplar var mı? isteyenler için sosyal medya hesaplarınızı vermek ister misiniz?

TÜLİN ETYEMEZ SCHIMBERG: Benim bu alandaki hocalarım, başta da belirttiğim gibi; Leo Rutherford ve Juanita Puddifoot oldular. Leo Rutherford’un “Şamanik Yolun Çalışma Kitabı”, “Şifa Çemberi” kitapları ve Sandra Ingerman’ın “Şamanik Yolculuk Giriş Kitabı” ve Sandra’nın İngilizce yayınlanan diğer kitapları, Michael Harner’ın kitapları ve Ayşe Nilgün Arıt’ın kitaplarını öneririm.

Benim bir kitabım bulunmuyor. Ben, anlatmayı ve aktarmayı daha çok seviyorum. Bilyay Vakfı – MTIAD Youtube kanalında ve kendi kişisel Youtube kanalımda paylaşımlar yapıyorum. Şamanik Yolculuk konusunu aldığım, davet edildiğim de pek çok program var. Okuyucularımız, Youtube’dan bulup izleyebilirler. Ayrıca her ay Zoom üzerinden deneyimsel şamanik yolculuk çalışmaları yapıyorum. Duyurularımı, kendi ismimle olan Tulin Etyemez Schimberg Facebook, Instagram hesaplarından ve Bilyay Vakfı sosyal medya hesapları üzerinden yapmaktayım.

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Davul ve alfatik ritim dersek. Şamanik yolculukta davulun etkisi, önemi nedir?

TÜLİN ETYEMEZ SCHIMBERG: Davul, bir nevi, şamanın atıdır. Her kültürde davulun kullanıldığını görürüz. Dakikada 200-220 vuruş, beynimizi direkt alfa ritmine sokar. Böylece beynimizde imgeleme başlar. Alfa uyku ile uyanıklık arasında imajinasyonun başladığı bir seviyedir. Ayrıca bazı çalışmalarda dans ederken de yolculuğu kullanıyoruz. Trans dans çalışmaları, beden hareket ederken yolculuk yapma deneyimini bize yaşatıyor. Bazen bu ritim davulla, bazen çıngıraklarla sağlanıyor. Birlikte kullanıldığında daha da keyifli bir yolculuk deneyimi olabiliyor. Burada amaç, belli bir ritim ile beynin aktif imajinasyon yeteneğini harekete geçirmek diyebiliriz.

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Ritüellerde dua, yeme ve içmeye dikkat etmenin, niyetin, aksesuar, kıyafet ve ekipmanların önemi nedir?

TÜLİN ETYEMEZ SCHIMBERG: Gerçek şamanik ritüellerden önce uzun bir süre hazırlık yapılır. Et, şeker, içki gibi enerjinin çok fazla sindirime gideceği unsurların etkisi azaltılır. Oruçlar, bedeni hazırlar. Frekans anlamında süptilleştirir. Yani siz, diyelim bir bilgi ve sezgiyi akıtacaksınız. Onun aktığı kanalın temiz olması önemlidir. O kanalda blokaj olması, akan bilginin kalitesini, miktarını etkiler. Eğer çok ağır yemek yedikten sonra yolculuk yaparsanız ve de yorgunsanız, beden uykuya geçecektir. Davulun ritmi, sizi güzel güzel uyutur. Diğer taraftan, bedeni bir süre yediklerinize dikkat ederek hazırladıysanız, beden orada dinlenme halindeyken, siz, şuur genişlemenizi daha kaliteli bir şekilde gerçekleştirirsiniz. O nedenle ben atölyelerde, bir süre öncesinden şekerin kesilmesini ve fazla ağır yemek yenmemesini katılımcılara tavsiye ediyorum. Eğer bir kamp yapacaksak ve yoğun bir konsantrasyon halinde bir seri deneyimler yaşayacaksak, bu arınma süresini daha da uzatıyoruz, ona göre bedeni yönlendiriyoruz.

Kıyafetler, aksesuarlar hem bizi motive ediyor hem de konsantrasyonumuzu odaklıyor. Bir nevi arketipsel bir bilginin uyanışını gerçekleştiriyoruz. İlla belli bir kıyafet giyme zorunluluğu bence yok. Diğer yandan, erk hayvanlarımın şekillerini üzerimde taşıdığımda, beynimde bir çapayı aktive ediyorum. Yani aksesuar bana o gücü vermiyor, bana sadece hatırlatıcı oluyor. Diyelim aslan başlı bir kolyeniz var. Aslan, size erke hayvanı olarak geldikten sonra onu üzerinizde taşımaya başladınız. İçinizdeki cesareti, liderliği açığa çıkaran kolyenin kendisi değildir. Siz ona baktıkça içinizdeki liderliği ve cesareti hatırlarsınız. Aksesuarların enerjisinin, harekete geçirici ve hatırlatıcı olduğu düşüncesindeyim. Şu zamana kadar yaptığım yolculuklarda karşılaştığım erk hayvanlarının küçük biblolarını ya da oyuncaklarını alıp kendime bir köşe yaptım. Bu da benim için keyifli bir odaklanma alanı oldu.

Tütsüyü çok fazla şamanik yolculuklarda, ritüellerde kullanıyoruz. Adaçayı, üzerlik, ardıç en fazla kullanılan tütsülerden. Önceden çok fazla duş alma imkânı olmadığı için tütsü, hem koku için hem de böcekler için kullanılıyordu. Şimdi ise modern bilimsel bilgilerle baktığımızda, tütsünün ortamın iyonizasyonu için önemli olduğunu görüyoruz. Biz bir duygu ortaya çıkardığımızda pozitif iyonlar yayıyoruz. Öfke, üzüntü, yas vs. tüm duygular ortaya çıktığında bulunduğumuz ortamın iyonizasyonu da değişiyor. Tütsü, aromatik yağlar, yakılan bir Himalaya tuz lambası, bu iyonizasyonun değişmesi fonksiyonunu sağlıyor. Çünkü ortama negatif iyonlar salınıyor ve ortam nötrleniyor. Bunu, biz, en doğal haliyle bir nehir kenarında, doğada ağaçların altında, deniz kenarında yaşıyoruz. Çünkü negatif iyonlar bu mekanlarda çok fazla olduğu için bizim bedenimizin manyetik alanı değişiyor, biz de bunu “içim ferahladı” diye ifade ediyoruz.

Niyet konusuna ise şamanik yolculukların özü diyebiliriz. Niyetimize göre aldığımız bilgi şekilleniyor. Niyeti koyarken de sadelik çok önemli. Ben, genelde, tek bir niyet ya da soru ile yolculuk yapılmasını öneriyorum. Niyetinizin sadeliği, içtenliği, gelecek olan cevabı da etkiliyor. Aynı bir dua ne kadar içtense, bir o kadar yüksek seviyelere çıkabileceği gibi, şamanik yolculukta niyet de ne kadar yürektense gelen cevap da o kadar derinden ve evrensel olabiliyor.

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Ruhun Kayıp Parçası atölye çalışmanızı anlatır mısınız? Ben Esmeri Alev Ekebaş, , engelli bir birey olarak ruhumun kayıp parçasına nasıl ulaşabilirim?

TÜLİN ETYEMEZ SCHIMBERG: Şamanlar eğer bir yerde bir hastalık, bir sorun var ise ruhun bir parçasının kayıp olduğu inancını taşırlar. Eski kadim kültürlerde yolculuk yapmak ve o kayıp parçayı geri getirmek ve hasta kişinin enerjetik alanına üfleyerek kişiyi iyileştirmek şamanın görevi idi.

Bu parçalanmalar pek çok sebeple meydana gelebilir. Ayrılıklar, ölümler, boşanmalar, taşınmalar, hastalıklar, fiziksel ve cinsel tacizler, aşağılanma, sözlü ve fiziki şiddet, doğal afetler, kazalar gibi pek çok örneklendirme yapabiliriz. Bazen ufacık bir olay bile bizde derin yaralar oluşturabilir. “Bir parçam öldü, bir parçam onunla gitti.” deriz.

Ben, artık insanlığın gelmiş olduğu gelişim aşamasında, kendi enerjetik parçasını bulup geri getirmenin ve iyileşmenin kişinin kendi sorumluluğunda olduğunu düşünüyorum. Bir başkasının o parçayı bulup getirmesi değil de kişinin, iyileşmenin sorumluluğunu alması. Diğer türlü kişi, o parçalanmaya sebep olan faktörleri yapmaya devam ederse, gerçek bütünleşme ve iyileşme meydana gelmeyecektir. Şifalanma geçici olacaktır.

Ruhun kayıp parçasını bulup geri getirme (soul retrieval) çalışmasında hem bu parçalanma sebeplerinin detayına giriyoruz hem de bu parçayı içsel yardımlarla nasıl bulup getireceğimizi öğretiyoruz ve deneyimletiyoruz.

Sebepsiz hiçbir şey olmadığı için, bir yerde bir engel varsa, -ister fiziki ister mental- bu, ruhsal varlığın öğrenmesi içindir. Şamanlar, evrende tesadüfün olmadığına inanırlar. Şimdi de, geçmiş de, gelecek de bu an’ın içindedir. O zaman, şifa da anın içindedir. Fiziğe fizikle müdahale etmek gerekir, duyguya duygu seviyesinde, hisse his seviyesinde, düşünceye düşünce seviyesinde, ruha da ruh seviyesinde. Şamanik yolculuk, belki bir engelin sebebini keşfetmenize yardımcı olabilir. O zaman anlam seviyesinde tamamlanabilirsiniz ve bu, sizin, o engel karşısında hayatta baş edebilme gücünüzü artırır. Bazen ise bedeniniz sizin sembolleriniz aracılığıyla size bir yönlendirmede bulunur. O zaman bazı problemlerin, örneğin ağrıların azaltılması veya bedenin şifalanması için içsel rehberliği size sunabilir. Önemli olan, uygulamak ve de size uygun olup olmadığını görmektir.

Varlık için yollar sonsuzdur. Yardım da sonsuzdur. Ben, şamanik çalışmaların kişinin kendi varlığından aldığı aracısız rehberlik olduğunu düşünüyorum ve hayatımda öyle uyguluyorum. Bilinç dışımın ve daha geniş ruhsal varlığımın bir dili var. Bu dili öğrenmek, her zaman için yeni keşifler yapmak, bu dilin evrensel olduğunu keşfetmek de ayrı bir heyecan veriyor. O nedenle de bir “arayıcı”, bir “keşifçi” olarak yaşama devam ediyorum. Önemli olanın, yolun kendisindense, yolu yürümek olduğunun düşüncesindeyim.

ESMERİ ALEV EKEBAŞ: Fotoğraflarınızı kullanma izni veriyor musunuz? İletişim bilgilerinizi paylaşmak ister misiniz?

TÜLİN ETYEMEZ SCHIMBERG: Benim için fotoğraf paylaşımı ve iletişim bilgilerimi paylaşmak uygundur.

tulinetyemez@gmail.com web: www.unicorn-tr.com

www.bilyay.org.tr



Bu yazı 130 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Trabzonspor 9 6 0 3 19 9 21 +10
2 Fenerbahçe 9 6 2 1 13 9 19 +4
3 Beşiktaş 9 5 2 2 18 11 17 +7
4 Fatih Karagümrük 9 5 2 2 15 11 17 +4
5 Galatasaray 9 5 2 2 14 12 17 +2
6 Hatayspor 8 5 2 1 16 6 16 +10
7 Altay 9 5 4 0 15 14 15 +1
8 Konyaspor 9 3 1 5 12 9 14 +3
9 Alanyaspor 8 4 2 2 8 11 14 -3
10 Adana Demirspor 9 3 3 3 14 14 12 0
11 Kayserispor 8 3 3 2 10 9 11 +1
12 Gaziantep FK 8 3 3 2 10 11 11 -1
13 Sivasspor 9 2 3 4 13 11 10 +2
14 Başakşehir FK 9 3 6 0 11 12 9 -1
15 Antalyaspor 9 2 4 3 10 14 9 -4
16 Yeni Malatyaspor 9 3 6 0 9 16 9 -7
17 Göztepe 9 2 5 2 9 13 8 -4
18 Giresunspor 9 2 5 2 5 9 8 -4
19 Kasımpaşa 9 1 5 3 9 14 6 -5
20 Çaykur Rizespor 9 0 8 1 6 21 1 -15
Takım O G M B A Y P AV
1 Ümraniyespor 9 6 0 3 17 3 21 +14
2 MKE Ankaragücü 9 6 0 3 17 5 21 +12
3 BB Erzurumspor 9 6 3 0 15 10 18 +5
4 Eyüpspor 9 5 2 2 16 12 17 +4
5 Kocaelispor 8 5 2 1 8 7 16 +1
6 Bandırmaspor 9 5 4 0 15 10 15 +5
7 Tuzlaspor 7 4 1 2 9 4 14 +5
8 Samsunspor 8 3 3 2 14 14 11 0
9 Gençlerbirliği 8 3 3 2 10 13 11 -3
10 Menemenspor 9 3 4 2 12 17 11 -5
11 Denizlispor 9 3 5 1 9 12 10 -3
12 Altınordu 9 3 5 1 12 20 10 -8
13 Adanaspor 9 2 4 3 12 15 9 -3
14 Manisa FK 9 3 6 0 11 16 9 -5
15 Boluspor 8 2 4 2 8 9 8 -1
16 Bursaspor 8 2 4 2 10 13 8 -3
17 İstanbulspor 7 2 4 1 9 10 7 -1
18 Balıkesirspor 8 2 6 0 6 13 6 -7
19 Keçiörengücü 8 1 6 1 5 12 4 -7
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 38 28 2 8 82 25 92 +57
2 Sakaryaspor 38 21 5 12 74 35 75 +39
3 Kırşehir Belediyespor 38 21 8 9 57 32 72 +25
4 Kırklarelispor 38 19 6 13 60 32 70 +28
5 Van Spor 38 21 11 6 59 35 69 +24
6 Bodrumspor 38 18 11 9 80 48 63 +32
7 Etimesgut Belediyespor 38 18 13 7 63 36 61 +27
8 Karacabey Belediyespor 38 15 12 11 52 41 56 +11
9 Turgutluspor 38 16 16 6 44 56 54 -12
10 Serik Belediyespor 38 13 11 14 51 48 53 +3
11 Pendikspor 38 15 16 7 66 53 52 +13
12 Pazarspor 38 15 18 5 60 64 50 -4
13 Tarsus İdman Yurdu 38 13 15 10 56 55 49 +1
14 Bayburt Özel İdare Spor 38 14 18 6 52 61 48 -9
15 Sivas Belediyespor 38 11 14 13 63 58 46 +5
16 1922 Konyaspor 38 11 18 9 47 49 42 -2
17 Kastamonuspor 38 8 18 12 31 58 36 -27
18 Elazığspor 38 10 22 6 61 90 33 -29
19 Mamak FK 38 6 26 6 32 121 24 -89
20 Kardemir Karabükspor 38 1 34 3 16 109 3 -93
Takım O G M B A Y P AV
1 Diyarbekirspor 30 20 2 8 43 18 68 +25
2 1928 Bucaspor 30 20 3 7 58 18 67 +40
3 Yeşilyurt Belediyespor 30 17 8 5 50 27 56 +23
4 Ofspor 30 14 5 11 43 31 53 +12
5 Arnavutköy Belediye 30 13 8 9 40 29 48 +11
6 Edirnespor 30 12 9 9 34 31 45 +3
7 Belediye Derincespor 29 10 9 10 38 29 40 +9
8 Artvin Hopaspor 30 10 11 9 41 44 39 -3
9 Fatsa Belediyespor 30 10 12 8 22 31 38 -9
10 Kızılcabölükspor 30 9 11 10 34 33 37 +1
11 Nevşehir Belediyespor 30 9 14 7 31 31 34 0
12 Çankaya FK 30 10 16 4 28 48 34 -20
13 1877 Alemdağspor 30 9 15 6 37 48 33 -11
14 Antalya Kemerspor 30 7 17 6 27 50 27 -23
15 Payasspor 29 5 16 8 29 53 23 -24
16 Manisaspor 30 1 20 9 22 56 12 -34
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 18/10/2021 Alanyaspor vs Kayserispor
 18/10/2021 Hatayspor vs Gaziantep FK
 22/10/2021 Yeni Malatyaspor vs Altay
 23/10/2021 Çaykur Rizespor vs Kasımpaşa
 23/10/2021 Gaziantep FK vs Giresunspor
 23/10/2021 Konyaspor vs Kayserispor
 23/10/2021 Göztepe vs Trabzonspor
 24/10/2021 Fatih Karagümrük vs Hatayspor
 24/10/2021 Antalyaspor vs Başakşehir FK
 24/10/2021 Sivasspor vs Adana Demirspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 18/10/2021 İstanbulspor vs Tuzlaspor
 22/10/2021 Eyüpspor vs Adanaspor
 22/10/2021 MKE Ankaragücü vs Manisa FK
 23/10/2021 Keçiörengücü vs İstanbulspor
 23/10/2021 Tuzlaspor vs Bandırmaspor
 23/10/2021 Boluspor vs Menemenspor
 23/10/2021 Samsunspor vs BB Erzurumspor
 24/10/2021 Altınordu vs Ümraniyespor
 24/10/2021 Balıkesirspor vs Bursaspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 23/10/2021 Adıyaman FK vs Diyarbekir Spor
 23/10/2021 Bodrumspor vs Bayburt Özel İdare Spor
 23/10/2021 Hekimoğlu Trabzon vs Turgutluspor
 23/10/2021 İnegölspor vs Sakaryaspor
 23/10/2021 Niğde Anadolu FK vs Ergene Velimeşe
 23/10/2021 Somaspor vs Kahramanmaraşspor
 23/10/2021 Van Spor FK vs Sivas Belediyespor
 23/10/2021 Afjet Afyonspor vs Etimesgut Belediyespor
 23/10/2021 Ankaraspor vs Serik Belediyespor
 23/10/2021 Çorum FK vs Sarıyer
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 23/10/2021 Arnavutköy Belediye vs Karaman Belediyespor
 23/10/2021 Batman Petrolspor vs Çatalcaspor
 23/10/2021 Belediye Kütahyaspor vs 1954 Kelkit Bld.Spor
 23/10/2021 Bergama Belediyespor vs Başkent Gözgözler Akademi FK
 23/10/2021 Bursa Yıldırımspor vs Osmaniyespor FK
 23/10/2021 Elazığspor vs Kahta 02 Spor
 23/10/2021 Erbaaspor vs Nevşehir Belediyespor
 23/10/2021 Fatsa Belediyespor vs Artvin Hopaspor
 23/10/2021 Hendek Spor vs Sancaktepe FK
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI