Bugun...


Orhan KESKİNSOY

facebook-paylas
SEZAR’IN HAKKI SEZAR’A…
Tarih: 26-06-2019 20:38:00 Güncelleme: 26-06-2019 20:38:00


Orhan Keskinsoy :  Mağlubiyeti paylaşan olmaz. Ama galibiyeti paylaşan çok olur! Şimdi CHP cenahına bakıyorum da, genel Başkana ne yağ çekmeler öyle… Sonra CHP örgütünden kimse övgüyle söz etmiyor. Dahası esamisi okunmuyor. Türk insanına özgü reflekslerimiz devreye giriyor. İnsanlar üzerinden değerlendirme yapmaya bayılıyoruz. Şöyle başlıyor kimi yazarlar ”…İmamoğlu’nun başarısının arkasında, başta genel başkan Kılıçdaroğlu olmak üzere, İstanbul İl başkanı Canan Kaftancıoğlu…”diye devam ediyor. Yahu bunların bağlı bulunduğu örgüt (parti) nerede? Yok! Ya da öyle sunuluyor.

            Gerek 31 mart, gerek 23 Haziran seçimlerinde, CHP üst yönetimi “Adam (İmamoğlu) bir rüzgar yakaladı, karışmayalım!” modundaydı. İyi ki de öyle yapmışlar…

            İmamoğlu, liderliğin tüm özelliklerini gösterdi. Her şeyi mükemmele yakın yönetti. Ama gözden kaçırılan asıl önemli bir şey daha vardı… Bunu kimse ne yazıyor, ne söylüyor

            Muharrem İnce faktörü…

            Çabuk unutuyoruz. C.Başkanlığı seçim sürecini bir anımsayın. Milyonlarla ifade edilen mitingleri kim yapmıştı? Anadolu insanı motifini ilk kim çizmişti? (Kiraz toplama, babasının bahçesinde bayramlaşma gibi…)

            Tam hesap etmedim, ancak Muharrem İnce aldığı oyun üç katı bir kalabalığa mitingler yaptı.

            Seçimleri son dakikaya kadar mükemmel götürdü.

            İşte o son dakika yok mu? Orada seçimi  kaybetti,  kendisini de yok etti!

            Burada M.İnce’nin bazı taktik hataları olabilir. En büyük hatası ise Genel merkeze çok güvenmiş olmalı. Ne diyordu CHP üst yönetimi ”..Bir tek oyumuzu ziyan ettirmeyeceğiz”  İnce güvendi. Oysa Genel merkezin seçim sistemi bir saat içinde çökmüştü! Sonuçlara tam bakmadan, tuttu ”Adam kazandı!” dedi. Çünkü Genel merkez öyle diyordu.

            İmamoğlu tüm bunları iyi okumuş. İyi not etmiş.

            Şunları yaptı:

            1-Genel merkezin seçim sistemine hiç dokunmadan, kendi seçim ekibini kurdu. Bir tek oyun ziyan edilmemesi için sistemini onlarca kez test etti (ya da etmiş)

            2-Muharrem İnce’nin kitleleri nasıl dalgalandırdığını gördü.

            3-Seçimlerin sandıkta kazanılacağını, oyların sayılmadan sonuç alınamayacağını da öğrenmişti. Genel merkez kötü örneği, ona iyi örnek olmuştu.

            4-Mütedeyyin ve muhafazakar seçmene, İnce’nin yaklaşımlarını iyi not etmiş olmalı ki, gerektiğinde Yasin okumasını, gerektiğinde horon tepmesini bildi.

            5-Bir şansı da, daha önceleri iyi sınav vermeyen genel merkezin işlerine çok karışmamasıydı.

            6-En önemlisi de,daha önceki genel merkezin gösterdiği ikircikli ve kararsız tutumu elinin tersiyle itip, ”..Ne hak yerim, ne hakkımı yediririm…” dedi, diyebildi.

            SONUÇ OLARAK: Diyalektik devreye girmiş, iyi ve kötü örnekleri ortaya koyup, yola devam edilmiş ve başarı gelmiştir. Ama, bu başarının miladını söylersek, adıyla sanıyla Muharrem İnce’dir

            Sezar’ın hakkı Sezar’a….

           



Bu yazı 518 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI