Bugun...


Gürbüz EVREN

facebook-paylas
ANKARA VE İSTANBUL'DA BUNDAN SONRA NE OLACAK?
Tarih: 03-05-2019 11:53:00 Güncelleme: 03-05-2019 11:53:00


Öncelikle şu gerçeği inkâr etmeyelim; CHP, 31 Mart’ta, tepki oylarının dışında büyük oranda HDP’nin aday çıkarmamasına bağlı olarak, Ankara ve İstanbul’u aldı.

Şimdi acı gerçeklere gelelim, Ankara’da seçimi CHP adayı Mansur Yavaş yaklaşık 3,5 puanlık bir farkla kazandı.

Ankara’daki 25 ilçeden 3’ünü CHP, 19’unu AKP ve 3’ünü MHP aldı.

Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki 147 üyenin 105’i Cumhur İttifakı, 42’si ise Millet İttifakı’ndan.

İstanbul’daki seçimi CHP adayı Ekrem İmamoğlu yaklaşık 14 bin oy farkla kazandı. Yazıyı okuduğunuzda seçimin tekrarı konusundaki karar açıklanmış olabilir. Ama ne karar çıkarsa çıksın aşağıdaki veriler değişmez.

İstanbul’daki 39 ilçeden 14’ünü CHP, 1’ini MHP ve 24’ünü AKP aldı.

312 üyeli İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki üyelerin 175-180’ini AKP, 130-135’i ise CHP’den seçildi.

Büyükşehir Belediye Meclisi, ilçelerden gelen üyelerle oluşur. 

Birinci Başkanvekilini ve İkinci Başkanvekilini Meclis'te çoğunluğu olan grup belirler. Yani AKP seçer.

Meclis başkanlık divanı ve divan kâtiplerini mecliste çoğunluğu olan grup belirler. Yani AKP seçer.

Aynı şekilde Belediye Meclisi’ndeki Komisyonlarda da, çoğunluğu elinde bulunduran grup daha çok üye ile temsil edilir.

Yani komisyonlarda da çoğunluk AKP’nin elindedir.

İşin özeti şu: Başkanlar CHP’den, ama Belediye Meclisi’nde çoğunluk AKP’den.

Bu durumda, belediye başkanının yetkilerini kullanabildiği durumlar dışında başta bütçe ve projeler olmak üzere alınacak tüm kararlar meclisten nasıl geçecek?

Çalıştırılmayan, engellenen Belediye Başkanı kamuoyundaki beklentileri karşılayamadıkça yükselen tepkiler karşısında ne yapacak?

İşin, Belediye Meclisi’ndeki engelleme ve çalıştırmama ile sınırla kalacağını sanıyorsanız, yanılıyorsunuz.

Hatırlayalım, 24 Haziran 2018 seçimleri sonrası cumhurbaşkanlığı sistemi' için gerekli olduğu belirtilen 71 maddelik torba kanun vardı.

Meclisten geçirilen bu torbanın içindeki, maddelerin arasında ikisi çok önemliydi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu 2 madde ile elini, belediyeler konusunda elini güçlendirdi.

Bunlardan 48. Maddeyi “İstenilen belediyeye istenildiği ölçüde kaynak aktarma gücü” olarak özetleyebiliriz.

Madde 48: “Belediyelerin gördükleri hizmetler itibarıyla gerçekleştirilmesinde fayda görülen yatırım projelerinin desteklenmesi ve belediyelerin ihtiyaç duyduğu yatırım nitelikli projelerin gerçekleştirilmesi için Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı bütçesine belediyelere yardım ödeneği konulması öngörülmektedir” demektedir.

Kısacası Cumhurbaşkanı Erdoğan, istediği belediyeye istediği kadar kaynak aktarma yetkisine sahiptir.

İkincisi yani 58. Madde ise belediyeler için hayati önem taşıyan bir kurumun, İller Bankası’nın yapısını değiştirdi.

Bankanın kaynaklarını istediği belediye için kullanmasını önleyen kısıtlama kaldırıldı.

Daha doğrusu, belediyelerin bankadan borç alması Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iradesine bağlandı.

Madde 58: “İller Bankasının safi karının yüzde elli birinin, nüfus ve altyapı sektörü kıstası olmadan yerel yönetimlerin kentsel dönüşüm, altyapı ve üstyapı projelerinin finansmanında hibe ve gerektiğinde faiz desteği şeklinde kullanılabilmesi, Banka aktif büyüklüğü ve kredi hacminin artması neticesinde özellikle kentsel dönüşüm projelerine hız kazandırılması ve Bankanın gelir temin etmesi amacıyla yurtiçi ve yurtdışında doğrudan veya ortaklıklar aracılığıyla projeler geliştirmesi amaçlanmaktadır” demektedir.

Bu 2 yasa maddesi, 31 Mart seçimlerinden yaklaşık 2,5 ay önce 17 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girdi.

Yani Ankara ile İstanbul’u kaybetme ihtimalini ufukta gören iktidar, önlemini çoktan aldı ve yeni başkanları zor duruma düşürecek A, B hatta C planlarını hazırladı.

Bir başka sorun da borçlar. Ankara’nın İller Bankası’na 4,1 milyar TL borcu var. İstanbul’un İller Bankası’na borcu ise 22 milyar TL civarında.

Bu belediyeler AKP tarafından yönetilirken, borçların ödenmesi konusunda herhangi bir baskı yaşanmıyordu.

Ama şimdi durum değişti ve “Borcunuzu ödeyin” baskısı başlarsa ne olacak?

Ayrıca, eski başkanların gitmeden önce verdikleri ihaleler, çoğuna başlanmış devasa projeler de var.

İmamoğlu ve Yavaş da, belediye meclisinde yaşayacakları sorunları elbette biliyordu. Önlemlerini de mutlaka almışlardır. Ben de sorumluluğumu yerine getirerek, CHP’li başkanların sorunlarla nasıl başa çıkmaları gerektiğine ilişkin önerilerimi, Kemal Kılıçdaroğlu, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’na ilettim.

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi toplantılarını İmamoğlu’nun canlı yayınlaması işe yaramış ve izlenme rekorları kırılmış. Bu neye yarar? Sadece biz CHP’lilerin izlemesine yarar, hepsi o kadar. Asıl yapılması gerekenlerin çok ama çok başka olduğunu bilelim ve kendimizi kandırmayalım.

 



Bu yazı 337 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HAVA DURUMU
GAZETEMİZ

GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI