Bugun...


Esmeri Alev Ekebaş

facebook-paylas
Karia Yolu Bozburun Yarımadası Yürüyüş ve Gezi rehberi yazarı, ALTAY ÖZCAN İLE SÖYLEŞİ
Tarih: 21-03-2019 10:37:00 Güncelleme: 21-03-2019 10:37:00


Datça Havadis: (Esmeri Alev Ekebaş)

Datça Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü, Metamorfoz Sanat Evi- Sahafiye tarafından düzenlenen sohbette Karia Yolu kurucusu Altay Özcan ‘KARİA YOLU Bozburun Yarımadası Yürüyüş rotalarını anlattı. Yürüyüş tutkunları da oradaydı ve anlatılanları ilgiyle  dinleyip, sorular sordular. Datça Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü, ilkyardım yönetmenliği kapsamında Özel Muğla Yeditepe İlkyardım Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen İlkyardım Eğitim Programını başarı ile bitiren üyelerine İLKYARDIMCI Belgelerini takdim ettiler.  Sunum sonrası sayın Altay Özcan ile kısa bir söyleşi yaptık.

1- Sayın Altay Özcan, bize kendinizi tanıtır mısınız? Doğa yürüyüşçüsü olmayı neden seçtiniz?

Merhaba, tabiki de tanıtırım. İsmim Altay Özcan, Hacettepe Üniversitesi Amerikan kültürü ve Edebiyatı mezunuyum. Okuduğum yıllarda doğada vakit geçirmeyi ve gezmeyi sevdiğim için üniversitenin dağcılık kulübüne yazılmıştım. İlk bir yıl boyunca sürekli olarak kamp, yürüyüş ve tırmanış eğitimlerine gidiyorduk. Sonrasında biraz deneyim kazanınca dağlarda daha deneyimli arkadaşlarla beraber tırmanışa veya yürüyüşlere gidiyorduk. Tam da bu zaman içerisinde bölümümdeki derslerimizde “doğaya dönüş” “insanın özü doğadır” gibi şeyleri konu olan transandentalizm üzerine yazılar okuyorduk. Okuduğunu yaşıyor olmak çok etkileyiciydi açıkçası. Sonrasında da vakit geçirmeyi çok sevdiğim doğayla direk bağlantısı olan işler yapmaya çalıştım.

2- ‘Uzun yıllar yürü, kaybol, koş, dolaş, işaretle, patika temizle, yaz, çiz, haritasını yap, izinleri al, dizaynı ile uğraş, matbaa vs. vs. derken KARİA YOLU BOZBURUN YARIMADASI YÜRÜYÜŞ VE GEZİ kitabım çıktı. Darısı DATÇA YARIMADASI REHBER KİTABIMA’ diyorsunuz. Yayınlanmış kitaplarınız ve yayınlamayı düşündüğünüz kitaplarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

2013 yılında Yunus Özdemir ve Dean Livesley ile beraber ilk Karia Yolu rehber kitabını çıkarmıştık. Aynı kitabın Carian Trail isimli bir de çevirisi mevcut. Sonrasında daha çok benim yoğun çabalarım ve Yunus, Dean, Yasin İlemin, Seda Soylu, Ian Green gibi değerli arkadaşlarımın katkılarıyla Bozburun Yarımadası Yürüyüş ve Gezi Rehberini çıkardım. Kitapla paralel olarak giden bir de 1:65000 ölçekli yürüyüş ve gezi haritası bulunuyor. Nisan ayı içerisinde Datça Yarımadası Yürüyüş ve Gezi Rehberini çıkarmayı planlıyorum. Ardından önümüzdeki aylarda Gökova Körfezi, İç Karia (Latmos Dağları) ve Muğla ve Çevresi olmak üzere 3 kitap daha gelecek. Her kitap içerisinde bölge tarihi, yapılabilecek aktiviteler, bisiklet ve koşu parkurları da bulunuyor. Yani bir nevi Muğla’nın alternatif turizm rehberleri çıkıyor diyebiliriz.

3- 2009 da açılışı yapılan Karia Yolu, yeni bir rota İlk kimin aklına geldi? Türkiye’nin en uzun yürüyüş yolunu kimlerle, nasıl, neden oluşturdunuz? İsmi nasıl şetçiniz? Karia Yolu için beraber çalıştığınız insanlardan bahsedebilir misiniz? Süreç nasıl gelişti?

Karia Yolu ilk Yunus’un fikriydi. O yıllarda (2008-2009) Arkeoloji bölümünden hocalarla beraber Muğla bölgesinde gezi yapmışlar, ve neden Karia Yolu gibi bir rota çıkmasın diye aklına gelmiş. Ben de 2007- 2008 yılarında Didim’den Datça ya kadar olan tüm kıyı şeridini deniz kanosu ile geçmiştim ve aklımda hep gördüğüm inanılmaz güzel doğa vardı. Sonra 2009 ağusotsunda, Yunus Tlos kazılarına katıldığı bir sıra fikrini benimle paylaşmıştı. Ve aynı yılın Kasım ayında ben, Yunus ve Volkan Demir arkadaşımız ile beraber ilk araştırmamız için Bafa Gölü, Beş Parmak dağları bölgesindeki araştırmalarımıza başladık. Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart, Nisan aylarında bölgeyi hem gezdik, hem de bolca kaybolarak yürüyüş yaptık. Sonraki yıllar içerisinde de yazın rehberlik yaptık, kışın da kazandığımız paralarla araştırmalarımıza devam ettik. 2011 yılıydı sanırım, Muğla Ticaret ve Sanayi Odasının da benzer bir proje çağrısında olduğunu duyunca başvurduk. Ve proje teklifimiz kabul olunca, işler artık daha da hızlandı ve 2013 yılında tüm projeyi tamamlamış olduk.

4- Kültür Rotaları Derneği ’n den bahsedebilir misiniz? Yürüyüş Rotaları Derneği ve hangi S.T.K’lar size destek verdi ?

Türkiye’nin ilk uzun mesafeli rotası Likya Yolu. Sonrasında içerisinde Karia Yolu olmak üzere bir çok rota açıldı. Kültür Rotaları Derneği ise 2012 yılında Türkiye’deki kültürü rotalarını korumak, yeni rota oluşumlarının tanıtımını yapmak ve bunların gelişimi için en iyi standartları oluşturmak adına kuruldu. Şu ana kadar da 20’nin üzerinde kültür rotası bu çatı altında temsil ediliyor.

5- Karia Yolu ve Likya Yolu çok duyulan, bilinen yürüyüş rotaları oldu. İki yürüyüş yolunun birbirine benzeyen veya farklı tarafları nelerdir? Birini söyleyince hemen diğeri niye çağrışım yapıyor?

Bundaki en büyük etken her iki rotanın da deniz kenarında bulunuyor olması diye düşünüyorum. İkisi arasındaki en büyük fark ise bence Ege kültürü… Her iki bölgede de çok fazla vakit geçirdim fakat fark ettim ki Ege insanı kadını ve erkeğiyle çok daha cana yakın ve açık. Bunun dışında coğrafi şartlardan dolayı Karia bölgesinde daha çok çeşitlilik olduğunu düşünüyorum. İçmeler’den başlayıp Karia Yolu’nun geçtiği coğrafyayı araba ile geçiyor olsak, ki birkaç gün sürer, bu değişimin ne kadar büyük olduğunu çok net bir şekilde görebiliriz.

6- Türkiye’de ilk üç favori doğa yürüyüş parkurları sizin için neresidir?

Her yer mevsiminde güzel. Baharda Likya ve Karia kıyıları; yaz aylarında Aladağlar ve Kaçkarlar; Mayıs, Haziran, Eylül Ekim aylarında Kapadokya inanılmaz güzel oluyor.

7- Türkiye’nin en uzun yürüyüş rotası Karia Yolu, ismini 3000 yıllık tarihi kentten alıyor. Türkiye’nin en uzun yürüyüş rotası olan Karia Yolu 850 km uzunluğunda ve 160 km Datça Yarımadası içinde yer alıyor. Datça Karia yolu parkurlarını, Eski Datça’dan başlayan Karia yolu işareti takip edilerek nasıl yaparız, etapları bize kısaca anlatabilir misiniz?

Datça Yarımadasında 10 adet parkur bulunuyor. Bunların başlangıç noktası ise Eski Datça. Alternatif başlangıç noktası ise Datça merkez. İlki Hızırşah üzerinden Domuzçukuru koyuna ulaşırken, ikincisi Kargı koyu üzerinden Domuzçukuru’na ulaşıyor. Sonrasında rota güney kıyılarını (Batır Kızılbük, Kargılıbük, Kızılbük, Ovabükü, Avlana, Akçabük, Palamutbükü, Belen Mahallesi, Kalamış, Bağlarözü ve Domuzini) dolaşarak Knidos’a ulaşıyor. Sonrasında kuzey kıyılarını geçen rota Barkaz koyu, Değirmenbükü, Bükceğiz, Murdala, Mersincik, Yelimli, Körmen ve ardından Kızlan’a ulaşıyor. Buradan Eski Knidos, Gebekum, Emecik, Kızılağaç, Meriç, Çakal, Küçük Çakal, Gerence, Küçük Çatı, Büyük Çatı koylarını geçip Balıkaşıran’da son buluyor.

8- 2-Karia Yolu bakım ve işaretleri için bir kampanya başlatmıştınız? Bunun nedenini anlatır mısınız? Kampanya devam ediyor mu? Kampanyaya katılmak isteyenler için adres verebilir misiniz,?

O kampanyayı sanırım 2 yıl önce başlatmıştık. Çok ilgi görmemiş olsa da bir çok rotanın bakımlarını yapabilmiştik. Buradan elde edilen gelirleri boya alımları, konaklama, ulaşım, yeme içme, patika temizleme ve köylü çalıştırma için kullandık. Şaşırtıcıdır bu desteğin de yüzde 20’si yurt içinden geldiyse geri kalanı yurt dışından gelmişti. Öncesinde ve sonrasında yine kendi cebimizden karşılayarak bir çok rotanın bakımlarını yaptık. Geçen sene Kültür Rotaları Derneği ile ortak olarak, MUTSO, Marmaris Belediyesi ve bazı özel işletmelerin desteği, ve bir çok ülkeden gelen gönüllülerin katılımıyla 3 haftalık bakım çalışmaları yaptık. İşaretleri yeniledik, patikaları temizledik... Hem ülkemizin tanıtımı, hem de rotaların bakımları açısından çok verimli oldu. İlerleyen yıllarda yerelin desteğiyle bu tarz organizasyonlar düzenleyebiliriz diye düşünüyorum.

9- Doğa yürüyüşçülerine özellikle Karia Yolu’nu yürümek isteyenlere neler önerirsiniz? Yürüyüşte olmazsa olmaz nelerdir? Çantaya konulacaklar yanında, bu konuda zihinsel hazırlıklar nasıl olmalı?

Çöp atmamaları, doğaya saygılı olmaları ve yaz aylarında yürümemeleri en başta yapacağım öneriler olurdu herhalde. Kitap içerisinde bu konuya ayrılmış bir bölüm var tabii ki ama kısaca şu maddeleri belirtebiliriz.

Doğru mevsimi seç! Yürüyüş için en uygun zaman havanın serin, etrafın rengarenk olduğu ilkbahar ve sonbahar.

Yaz mevsimi yürüyüş için çok sıcak! İlla ki yürüyeceksen deniz kenarında biten 2-3 saatlik yürüyüşler planla.

Ekiple yürümeyi tercih et! İdeal bir ekip sayısı en az üç kişidir. Acil durumlarda müdahaleyi kolaylaştırırken, faaliyetin de eğlenceli geçmesini sağlar.

Kendini iyi tanı! Daha önce çok günlük bir yürüyüş yapmadıysan, yaşadığın yerlerdeki kısa parkurlarda kendini test et.

Partnerini iyi tanı! Muhtemel yürüyüş partnerinle birlikte daha önceden mutlaka en az bir günlük yürüyüş veya kamp yap. Birbirinizin huylarını bilmenin uzun yürüyüşlerde büyük faydası olacaktır!

Rotanı önceden belirle! Karia Yolu 5 ayrı bölümden oluşuyor ve her birinin kendine özgü yanları var. Senin için ideal bölümü belirleyip, kaç gün yürüyeceğini önceden planla.

Ekipmanlarını test et! Yeni aldığın malzemeleri yola çıkmadan mutlaka test et.

Olmazsa olmaz listesi için;

1. Navigasyon (harita, pusula veya GPS)

2. Güneş koruması (güneş kremi ve şapka)

3. Ekstra kıyafet

4. Kafa lambası veya fener

5. İlk yardım çantası ve düdük

6. Ateş (çakmak, kibrit vb)

7. Tamir seti ve aletleri (Çadır ve şişme mat için)

8. Ekstra yemek ve su

9. Çakı

10. Su arıtma tableti veya cihaz

10- Bugüne kadar kaç yürüyüş rotası oluştu bilgi verebilir misiniz? Bu yürüyüş yollarının önemi, ülkemizin tanıtımı ve turizme kazandırdığı canlılık hakkında elinizde veriler varmı?

Sanırım şu an için 23 rota bulunuyor. Benim gördüğüm şey şu ki plajda güneşlenerek vakit geçirilen tatiller artık geride kalıyor. İnsanlar daha çok deneyim peşinde. Yanında götürdükleri anılar ve fotoğraflar plajda geçirilen vakitten çok daha değerli oluyor. Yürüyüş rotaları da bu açıdan çok önemli. Bir başka kültürün insanlarını tanımak, yeni yerler görmek, bilinmeyene doğru yol almak, başınıza gelen terslikler, komiklikler derken yolculuğun sonunda inanılmaz anılar birikmiş oluyor. Bu sayede biraz da kendini tanımış oluyorsun, yani kendi sınırlarını. Etrafındaki insanlar nasıl yaşıyor, neler düşünüyor, dünyada neler oluyoru görmenin, hoşgörülü olmanın en iyi yolu gezmek ve yürümek. Yani açıkçası turizme neler kazandırıyor net olarak bilmiyorum ama insanlığa kattığı büyük bir değer var.

11- Eklemek istedikleriniz var mı?

Her zaman söylediğim bir söz var. Onunla bitireyim sohbeti o zaman.

“seyahat etmek size ve etrafınızdaki kişilere ciddi derecede iyi gelir. Daha iyi bir dünya için daha çok gezin ve paylaşın!”

 

: Bu röportaj Esmeri Alev Ekebaş’a aittir, kaynak gösterilmeden izinsiz alıntı yapılamaz, kullanılamaz.

 



Bu yazı 196 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HAVA DURUMU
GAZETEMİZ

GÜNLÜK BURÇ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI