Bugun...


Erdoğan VAROL

facebook-paylas
ÖLÜ TOPRAĞI - 3 -
Tarih: 26-01-2019 13:54:00 Güncelleme: 26-01-2019 13:54:00


Yazarlık zor zenaat!

Lütfen nereden çıktı bu demeyin?

Böyle olduğunu ben de yeni anladım. Çünkü 10 günden bu yana Datça dışındaydım. Ve Datça Havadis gazetesini sanal alemde izliyordum.

Ama gel gör ki kazın ayağı öyle değilmiş… Perdeliymiş! Sadece okuyup keyiflenmekle sanal alemden takip etmekle olmuyormuş! Zamanı gelince yazmak da gerekiyormuş…

Bunu editörümüz(her türlü nazımızı çeken, gazetemizi derleyip toparlayan, dizgisini, mizampajını yapan, bastıran; şimdi de internet sitesini düzenleyen) Celal Ersoy anımsattı…

Dönüş yolunda. gönderdiği ileti ile “Ölü Toprağı – 3 var mı?” diye sordu. Yanıt ve de sonuç huzurunuzda…

***

İlk yazımda CHP’nin üzerindeki uyuşukluğu anlatıp, ”CHP ölmüş acıyanı yok da, Datça'da öteki partiler değişik mi? Değil. Dün İyi Partiye gittim kapı camekan. Bundan sonra öteki partilere de gideceğim. Bakalım onlar ne alemde?” diye sonlandırmışım.

İkinci yazım onun devamı olacaktı, ancak Ankara-Konya arasındaki YHT(Yeni Hızlı Tren) kazası planları alt üst etmiş, önemli bir bilim insanımızı da yitirince, kazadan söz etmek zorunda kalmıştık.

Neyse uzatmayalım, günümüze gelelim. Konumuz yine seçim. 31 mart 2019 pazar günü yapılacak “Yerel Belediye Başkanlığı Seçimleri”.

***

Malum CHP’nin Datça adayı, başkan Gürsel Uçar…

CHP’den aday olamıyan Serkan İğci de bağımsız olarak adaylığını açıkladı.

Ancak diğer partilerde henüz doğru dürüst bir çalışma yok…

İyi Parti’nin kapısı hâlâ camekan… Hareket görülmüyor.

AKP’den, Belediye Başkan adaylığına, Muğla Diş Hastanesi Başhekimi Gülada’nın adı geçiyor. Ancak orada da bir karışıklık var. Adaylığı henüz kesinleşmedi ve isim MHP ile AKP arasında gidip geliyor..

***

Adayların durumları böyle… Ancak seçimlerin bir de seçmen boyutu var.

Umarım herkes “Seçmen Kütüklerini” kontrol edip “Seçmen kartını” almıştır.

Daha önemlisi, oy kullanmanın ya da kullanmamanın ne demek olduğunu düşünmüştür. Çünkü “Ölü toprağı”nı üstümüzden ancak böyle kaldırabiliriz.

Bu seçimlerde ayrıca bir de yılgınlık gözleniyor ve bu yılgınlık sadece kentimizde değil, bütün ülkede konuşuluyor…

Yılgın horoz sendromu”nu Erdal Atabek bugün Cumhuriyet’deki köşesinde “Horoz Dövüşü” üzerinden güzelce anlatmış. Şöyle:

(Bu “yılgın horoz sendromu”nu bizim kesimin bazı insanlarında da görüyorum da ondan anlatıyorum. 
Bizim kesim” derken, muhalif olan, seçimlerde muhalefete oy veren, iktidarı eleştiren kesimden söz ediyorum. Çoğunlukla laik, Cumhuriyetçi, uygarlıktan yana olan kesim.
Şimdi bu kesimde bir “
kazanma umutsuzluğu” görüyorum. Klişeler şöyle:
Ne yapsan nafile, bunlar bırakmaz ki.” 
Halk eziyet çekse de bunlara oy vermekten vazgeçmez.” 
Gördük işte, kaç seçimdir şöyle böyle kazanıyorlar.”)


***

Atabek, muhalefetin işe asılmadığı görüşünde. Muhalif kesimin mücadeleden kaçtığını anlatıyor. Ancak, üstadın dediği gibi “Yılgın Horoz Sendromu”na kapılmamak, daha doğrusu mücadele etmek gerekiyor!(Erdal Atabek’in yazısını 21 Ocak 2019 pazartesi tarihli Cumhuriyet gazetesinden okuyabilirsiniz.)

Çünkü en azından hiçbir şey sonsuz değildir. Ve herşey sonlanır...

Başka bir açıdan bakarsak. Her oy kutsaldır ve sonuç bazen tek oyla bile değişir.

Demokrasilerde oy kullanmak kutsal bir görevdir ve bu görevden kaçmak geçmiş seçimlerde görüldüğü gibi, istenmeyen sonuçlar doğurabilir.

***

Bugünlük de bu kadar!

Sağlıcakla Kalın, Datça Havadis’siz kalmayın*



Bu yazı 85 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


GÜNLÜK BURÇ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI