Bugun...



“Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Mücadele Günü”

“Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Mücadele Günü” tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de çeşitli protesto ve anmalar ile bu mücadelenin yapılması ve şiddetin önüne geçilmesi için gerekli kanunların çıkarılması istendi.

facebook-paylas
Tarih: 29-11-2019 17:18

 “Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Mücadele Günü”

Datça Kent Konseyi - Kadın Meclisi de basına yaptığı yazılı açıklama ile şiddete dikkat çekti.

Datça Kent Konseyi - Kadın Meclisi basın açıklaması şöyle;

Tarih: 25 Kasım 1960; 

Yer :Dominik Cumhuriyeti:

Olay     :trafik kazası

Sonuç     :3 kız kardeşin ölümü  …..

“Dominik Cumhuriyeti’ni 31 yıl boyunca kanla, baskı ve zulümle yöneten diktatör   Trujillo’ya karşı mücadele eden yürekli kadınlar, Mirabel Kardeşlerin (kod adı; kelebek ..kelebekler)  tecavüz edilerek ve dövülerek öldürüldüğü gün…

Bundan tam 25 yıl sonra…….

Tarih 25 Kasım 1985 … baskılara yenilmeyen KELEBEKLERİ, bu yürekli kadınların mücadelesini, onurlandırmak ve kadınlara yönelik şiddetle mücadele etmek adına bugün ölümsüzleştirilmiş.ve tüm dünyada  “Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Mücadele Günü” olarak ilan edilmiştir.

 

        Veee o günden 50 yıl sonra ;

    Tarih :07 Aralık 2010—yer Ankara (adı;…Ayşe Paşalı)

    Tarih :15 Şubat 2015 –yer Mersin (Adı…..Özgecan Arslan )

    Tarih :18 Ağustos 2019  -- yer Kırıkkale (bu sefer adı….emine bulut ) ve daha niceleri…

 

      Kadına Yönelik şiddetin çarpıcı bir şekilde artış gösterdiği ülkemizde ; mücadele yöntemlerini tartışırken ; Kadına yönelik şiddetin hayatın diğer alanlarında yaşanan şiddetten bağımsız olarak ele alınması, mücadelenin etkisiz kalmasına yol açacaktır.

Şiddet kimden ve nereden gelirse gelsin, kime karşı yapılırsa yapılsın, neden uygulandığına bakılmaksızın ortak bir bilinçle şiddete karşı ORTAK bir duruş sergilenmeli ve mücadele edilmelidir. 

Kadına yönelik şiddetle mücadele için  Ulusal eylem planları yapılmasına rağmen, ülkemizde kadına yönelik şiddet; giderek artmaktadır.

 Yasalarda yapılan olumlu değişikliklerin hayata geçmemesi, uygulanmaması, şiddeti azaltmadığı gibi; bu durum kadınların HAYATINA mal olmaktadır.

 Mücadelede GERÇEK bir sonuca varılmak isteniyorsa devletin; şiddet sonrası mağduru tedavi ve koruma yerine, şiddet uygulanmasının önüne geçilecek politikalar üretmesi ve önleyici yöntemlere ağırlık vermesi gerekmektedir.

Ayrıca uygulanacak politika ve yöntemlerde, devletin çok yönlü, bütüncül ve kararlı olması ZORUNLUDUR.

Her şeyden önce kadının bir birey olduğunun kabulünü sağlayacak toplumsal zihniyet dönüşümü sağlanmalıdır.

Kadınlara yönelik şiddeti doğuran ve sürekli hale getiren olumsuz tutum ve davranışları ortadan kaldırmak için;

***cinsiyet eşitliği ve ***kadına yönelik şiddetle ilgili sosyal farkındalık yaratmak, ***zihniyet değişikliği yaratarak bireylerin ve toplumun kadına bakış açısını dönüştürmek zorunluluktur.

            Kadına yönelik şiddetin önlenmesi mücadelesinde bu mücadelenin paydaşı olan herkesin samimi olması gerekmektedir. Özellikle devletin, hükümetin, siyasi makamların kadına bakış açılarını; kadın sorununu çözecek yönde dönüştürmeleri gerekmektedir. 

 

Bugüne kadar  kazandığımız kadın haklarımızın ortadan kaldırılmasına yol açacak****yasal değişikliklerin yapılması, ***laik eğitimden uzaklaşılması, ***Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı kurumlarda kullanılan dilin kadın haklarına aykırı olması, ****kadının her şeyden önce birey olduğunun kabul edilmemesi yönündeki beyan ve tutumlar  **kadının insan haklarının ihlaline sebep olmakta, ***yapılan mücadeleyi engellemektedir. 

Biz biliyoruz ki; kadına yönelik şiddetle mücadelenin daha verimli olabilmesi için; karar alma sürecinin kapsayıcı olması ve tüm paydaşların bu süreçte rol alması gerekmektedir.

Kadın alanında çalışan STKların karar alma sürecine katılımı mutlaka sağlanmalı, kadın örgütlerine danışılmalı, onların fikirleri dinlenmeli ve onlara destek olunmalıdır.

Karar alma mekanizmalarında “insan hakları ön planda yer almalı”, kadına yönelik şiddet bireysel kadın hakları ihlali olarak kabul edilmelidir.

                               

Şiddetle mücadelenin uluslararası belgesi olan; 

İstanbul sözleşmesine ilk  imza atan ülke olmamız gurur vericidir.Ancak sözleşmede açıkça yasaklanmasına rağmen; ***aile hukuku  ve ***kadına karşı şiddet alanında uzlaşma ve arabuluculuk uygulamasının düşünülmesi  endişe vericidir.Hukuki dayanağı yoktur. 

Böyle bir “kabul” sözleşmenin ihlaline yol açacak ve  kadına yönelik şiddetin önlenmesi mücadelesine engel olacaktır.

Biz kadınlar dün olduğu gibi bugün de;

“kadının insan haklarının ihlaline yol açan her türlü davranışın ve  

Cumhuriyetle elde ettiğimiz kazanımlara aykırı yasal değişikliklerin karşısında  olmaya devam edecek, 

kadına karşı şiddetin tamamıyla ortadan kaldırılmasına yönelik politikaların ortaya konulması için gereken mücadeleyi  kararlıkla sürdüreceğiz.

Hükümete ve yasa uygulayıcılara çağrımız 

6284 ve İstanbul Sözleşmesi Uygulansın .. 

Kamuoyuna saygılarımızla.

Datça Kent Konseyi - Kadın Meclisi 

Başkanı Av.Gülhan KELEŞ

 




Editör: Celal Ersoy

Bu haber 112 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI