Bugun...



Hakka Yürüyüşünün 46. Yılında Aşık Veysel

(Şeyda Bolkan) Büyük bir ozan, büyük başarı öyküsü; çoğunlukla dram var onun yaşam öyküsünde.

facebook-paylas
Güncelleme: 16-04-2019 10:17:23 Tarih: 15-04-2019 20:33

Hakka Yürüyüşünün 46. Yılında Aşık Veysel

25 Ekim 1894 yılında Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde tarlada bir başına doğurmuş annesi onu. Küçük yaşta gözlerini çiçek hastalığı yüzünden kaybetmiş Aşık Veysel, gerçek adıyla Veysel Şatıroğlu. Meğer kader ona böyle bir yol çizmiş, çiçekten sonra sağ gözünde hala biraz umut varmış ama o da talihsiz bir kazaya kurban gitmiş. Görmüş olsaydı “Aşık Veysel” olmazdı kim bilir belki de.

Datça Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin Datça Belediyesi ve esnaftan sponsorların katkılarıyla 8 Nisan’da düzenlediği ozanı anma gecesi bizi aldı götürdü geçmişe, içimize. Özlemişiz Veysel’i, özlemişiz Ali Ekber Bayar’ın güzel yorumunu. Eşlik eden kadroda güçlüydü: Cihan Türk (gitar), Dursun Ali Karabudak (bağlama), Ahmet Akdağ (ney-kaval). Tesadüfen Datça’da konaklayan Ankara’dan gelen Ali Erol (saksafon) ve eşi Nuray Erol (solist) ‘un katılımı da gecenin güzel sürpriziydi. Şule Bayar sundu programı, dernek başkanı Mustafa Katıkçı kısa bir konuşma yaptı.

Babası dut ağacından bir saz getiriyor hem oyalansın, hem kendilerine bir şey olursa geçimini sağlasın diye ozana. Sivas Lisesi Edebiyat öğretmeni Ahmet Kutsi Tecer’in onu fark etmesi de hayatında yeni bir başlangıç oluyor. Atatürk’e yazdığı destanı kendi eliyle götürmek istiyor, o zamanlar seyahat çok kolay değil üç ayda Ankara’ya geliyor. Görüşemiyor. Dolmabahçe Sarayı’nda da aynı talihsizlik, Atatürk de onu görmek istediği halde kraldan çok kralcı birinin engeliyle göremiyor Ata’sını.

İçinde ukdelerle göçüp gidiyor bu dünyadan; en önemlileri yaşıtları düşmanı denize dökerken onun gidemeyişi bir, Atatürk’le görüşemeyişi iki, yakınlarının söylediği.

“Ölürsem mezarımda taş istemem, taş otları engeller, otları kuzular yesin, dönüşsün bir işe yarasın bedenim.” diyor.

21 Mart 1973’te de uzun ince yolunu tamamlayıp Hakka, dostu toprağa ve kendi dizelerindeki tanımıyla kavuşuyor yaşarken çok uğraşıp da görüşemediği ‘Tanrının Aslanı’na, ışık oluyor karanlık dünyası…




Editör: Celal Ersoy

Bu haber 221 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HAVA DURUMU
GAZETEMİZ

GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI