Bugun...



Can Yücel ile Datçalı olmak...

Datça’da birkaç çay bahçesi, çoğunluğu limanda kış aylarında kapalı, yaz- kış açık sadece birkaç lokantanın bulunduğu yıllardı. Gün içinde aynı yüzlerle her köşede karşılaşılabiliyordu. Akşamları açık lokanta sayısı iyice azalırdı. Akşam bir lokantada, gündüzden tanıdık simalarla yan yan masalarda yemeklerin yenilip her kesin birbiriyle, her konuda sohbet edebildiği, samimi ortamlar yaşanıyordu.

facebook-paylas
Güncelleme: 08-11-2019 14:49:35 Tarih: 24-10-2019 18:12

Can Yücel ile Datçalı olmak...

Edebiyat Dünyası’nın Can Yücel’i, şiir severlerin Can Babası ile, 1997 ilk aylarında tayin olduğum Datça’da, Kumluk sahilinde Köse’nin Çay bahçesi’nde karşılaştım. Masasına gidip, kendimi tanıtınca, kendisinin de  İngiltere’den döndüğünde, 1965 yılında Ali İhsan Göğüş’ün  Turizm ve Tanıtma Bakanı olduğu dönemde  Marmaris’e turizm müdürü olarak atandığını söyledi. Meslek büyüğümle turizmimiz, özellikle Marmaris ve Datça turizmi üzerine sohbet edebildiğim günler, o gün başlamıştı.

O zamanlar, Şehrin girişinden Atatürk Caddesi’nin Cumhuriyet Meydanı, Limana kadar uzanan ve hükümet konağının, belediyenin bankaların, her türden mağazanın yer aldığı kısmı şehir merkezini oluşturuyordu. Merkezdeki Reşadiye, Eski Datça’dan sonra 3.mahallesi İskele Mahallesinde yer alıyordu merkez. Cadde üzerinde bir yerde, bir çay bahçesi ya da lokantada karşılaştığımız Can Yücel ile daha sonraları, gazeteci Erdoğan Tokatlı ve arkadaşlarıyla Eski Datça’daki buluşmalarımızda da bir araya gelmeye başladık. 

Eski Datça’da Muhtar Orhan’ın kahvesinde her gün öğleden sonraları, saat  4-5 arası buluşanlar  her konuda sohbet ederlerdi. Can Baba, Bizlerin çay içtiğimizi söyleyip, yan masada oturup şarabını içerdi. Bizim masadaki sohbete oradan katılırdı. Tüccar Sırrı İnceler, Gazeteci Erdoğan Tokatlı, Hukukçu Kaya Türker, Cengiz Paşa, Tufan Paşa, emekli olup Datça’ya yerleşen çeşitli mesleklere mensup kişilerden oluşuyordu. Ressam Oğuz Tığlı, Güler Yücel, Roswitta Türker ile grubun misafirlerinin de katılımıyla grubun masasına ilaveler yapılırdı. Bense mesaiden çıkınca, bakkaldan tatlı-tuzlu büskivit çeşitlerinden alıp gruba katılırdım. Kahvenin müdavimi eski Datçalılar da  grubun sohbetine kulak kabartırlar, arada onlar da Masaya gelip sohbetin konusuna girerlerdi.

Can Baba’nın hastalığının ortaya çıktığı son zamanlarında ’Bizim Orhan şaraba suyu fazla katmış’ derdi, arada bir. Can Baba’nın dostu Muhtar Orhan, şaraba su katarak inceltip, kendince zararını azaltırdı. Sohbetlerimizden birinde adımı kar getiren faaliyetlerde kullanılmasına izin vermek istemediğini söylemişti. Ben de ‘Can Abi Datça’nın tanıtılmasında kullanalım, ticari değil’ demiş, o da sessiz kalmıştı. Datça’ya 1989 yılında gelerek Eski Datça’ya yerleşen Can Yücel, 1999 yılının Ağustos ayında aramızdan ayrılmış, Eski Datça’daki kahvenin önündeki törenle son yolculuğuna uğurlamıştık.

Bugün Datça’ya gelenlerden ‘Can Yücel'in yaşadığı yeri görmek için Datça’ya geldim’ diyenlerin sayısının çok büyük olduğu Datçalı turizmciler tarafından ifade ediliyor. İlk ziyaret edilen yerin başında ise, Can Yücel’in yaşadığı, şiirlerini yazdığı evinin olduğu Eski Datça mahallesi geliyor.  Dostlarıyla buluştuğu, fotoğraflar ve yazdığı dizilerle donanmış Can Baba köşesinin bulunduğu Orhan’ın Kahvesinde gezilip, mezarı ziyaret ediliyor.

Ünlü şairimiz Can Yücel’in şiirlerinden Datça konulu dizeleri, Datça Belediyesi tarafından düzenlenerek   yaya bölgesi haline getirilen Balık Hisar Caddesi’ne yerleştirilen panolara işlenmiş. İskele Mahallesinin Özbel semtindeki sokaklara Türk ve Dünya edebiyatının ünlü sanatçılarının adlarını sokaklara vererek, semti adeta bir sanatçılar Mahallesi haline getirmiş. Kimler yok ki ... Aragon, Nazım Hikmet, Aşık Veysel, W. Shakespeare, Neruda, Bertolt Brecht, Karacaoğlan, Muhammet İkbal, Pir Sultan Abdal ... 18 sokağa sanatçıların adları yanında kısa biyografileri de levhalarda yer alıyor. Mahalle Türk ve Dünya edebiyatından şairlerin isimlerinin yanında dizelerinden örneklerde levhalara asılmış gezenlere şiirsel bir gezi yaptırıyor. ,

Yazdıkları dizelerde Datça’nın doğasına, havasına, insanına yer vermekle kalmayıp, 'Beni Datça’ya gömün’ diyerek son mekânını da seçen Can Yücel de, ölümünden bu yana geçen 20 yıl sonunda bugün Datça’nın tanıtılmasındaki yaptığı katkının ne derece büyümüş olduğunu Datça’da Eski Datça mahallesinde görmek mümkün. Eskiden sadece Orhan'ın meydanda kahvesi, bir kaç kafeterya ve 2-3 otel var iken, günümüzde daracık sokaklarında eski evler restore edilerek açılan çay bahçeleri, küçük kafeteryalar, butik oteller, pansiyonlar, el sanatları ürünleri satan tezgahlar ve dükkanlarıyla günün her saatinde canlı bir yere dönüşmüş ve Datça tatilcileri için cazibe merkezi konumuna gelmiş.

Bugün Datça'da Ülkemizin her köşesinden şiir severlerin Can Yücel'in adının özdeşleştiği Datça'ya ilgisinin arttığı gözlemleniyor. 

Anılar: Adil Çulhaoğlu (Turizm Aktuel Yazarı)

 




Editör: Celal Ersoy

Bu haber 488 defa okunmuştur.


Murat Ertem / 28-10-2019 00:24:00

Sevgili Adil Culhaoglunun kaleme aldigi; Can Yücel ile Datcali olmak ya zisini 2-3 kere seve seve okudum. 1982 den beri Datca-karaincir tatil köyünde oturmakta olmama ragmen herseferinde Eski Datcaya hasret gidermek icin ugrarim, Can Yücel ile 2 kere konusmustum, bu yazi ile hersey tekrar gözümün önünde canlandi, ellerine saglik. Selam ve sevgiler. Murat Ertem Fotojournalist Stuttgart



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI